Ticari davaların önemli bir bölümünde dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. 6102 sayılı TTK m. 5/A, 1 Ocak 2019'dan bu yana konusu bir miktar para olan ticari alacak ve tazminat davalarında arabuluculuğu dava şartı olarak düzenler; 2023 değişikliğiyle itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları da kanun metnine açıkça girmiştir. Şart yerine getirilmeden açılan dava, esasa girilmeksizin usulden reddedilir.
Bu yazı konuyu uygulama sırasına göre ele alır: bir uyuşmazlığın kapsama girip girmediği nasıl anlaşılır, süreç hangi büroda ve hangi sürede yürür, icra takibi ve ihtiyati haciz ile ilişkisi nasıl kurulur, şirket adına kim katılır, anlaşma belgesi nasıl icra gücü kazanır ve 2026 tarifesine göre ücret ne kadardır. Son bölümde ATAM İstanbul'un ihtiyari ticari arabuluculuk ve Med-Arb yolları özetlenir.
TTK m. 5/A Metni ve İki Aşamalı Kapsam Testi
Madde iki şartı birlikte arar. Birinci şart davanın ticari dava olmasıdır; bu nitelik TTK m. 4'e veya ticari davayı tanımlayan diğer kanunlara göre belirlenir. İkinci şart davanın konusudur: talep, bir miktar paranın ödenmesine yönelik alacak veya tazminat ya da bağlı itirazın iptali, menfi tespit veya istirdat davası olmalıdır. Biri eksikse dava şartı uygulanmaz; taraflar dilerse ihtiyari arabuluculuğa başvurabilir.
Menfi tespit ve istirdat davaları 2019'daki ilk metinde yoktu; kitap bu davaların kapsamda olduğunu yorum yoluyla savunuyordu. 28 Mart 2023 tarihli 7445 sayılı Kanun m. 31 ibareyi değiştirerek bu üç dava türünü açıkça kapsama aldı; bugün tartışma kalmamıştır, borçlu olmadığının tespitini isteyen taraf da önce arabulucuya başvurur.
| Talep | Dava şartı | Not |
|---|---|---|
| Fatura, sözleşme bedeli veya cari hesap alacağı | Uygulanır | Konusu para olan alacak davası |
| İki tacir arasında sözleşmeye aykırılık veya haksız fiil tazminatı | Uygulanır | Nispi ticari dava; borcun kaynağı önemli değil |
| İtirazın iptali davası (2004 sayılı İİK m. 67) | Uygulanır | 2023'ten beri kanun metninde |
| Menfi tespit ve istirdat davası (İİK m. 72) | Uygulanır | 2023'ten beri kanun metninde |
| İtirazın kaldırılması (İİK m. 68-70) | Uygulanmaz | Dava değil; icra mahkemesinde takip hukuku yolu |
| İlamsız icra takibi başlatma | Uygulanmaz | Arabuluculuk takip şartı değildir |
| Genel kurul kararının iptali, tescil ve defter işleri | Uygulanmaz | Konusu para değil veya çekişmesiz yargı işi |
| İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebi | Uygulanmaz | Dava değil; değişik iş dosyasından karara bağlanır |
Aynı dilekçede birden fazla asli talep varsa şart her talep için ayrı değerlendirilir (6100 sayılı HMK m. 110); terditli ve seçimlik davalarda taleplerden birinin kapsamda olması yeterlidir. Mecburi dava arkadaşlığında şart, dava arkadaşlarının tamamı için bir bütün olarak aranır.
Hangi Uyuşmazlıklar Ticari Dava Sayılır
TTK m. 4 ticari davayı iki yoldan tanımlar. Kanunda sayılan konulardan doğan davalar, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın mutlak ticari davadır. Bunun dışında kalan bir hukuk davası ancak her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgiliyse nispi ticari dava sayılır.
Mutlak ticari davalar
- TTK'da düzenlenen bütün hususlar: ticaret şirketleri, acentelik, taşıma, sigorta ve kıymetli evrak (poliçe, bono, çek). Borcun kaynağının sözleşme, haksız fiil veya sebepsiz zenginleşme olması sonucu değiştirmez.
- 4721 sayılı TMK m. 962-969 uyarınca rehin karşılığında ödünç verme işleri.
- 6098 sayılı TBK'nın sayılan hükümleri: işletme devri ve birleşmesi (m. 202-203), rekabet yasağı (m. 444 ve 447), yayım sözleşmesi (m. 487-501), kredi mektubu ve kredi emri (m. 515-519), komisyon (m. 532-545), ticari temsilci ve tacir yardımcıları (m. 547-554), havale (m. 555-560) ve saklama sözleşmeleri (m. 561-580).
- Fikrî mülkiyet mevzuatı ile borsa, sergi, panayır, pazar ve antrepo gibi ticarete özgü yerlere ilişkin özel hükümler.
- Bankalar, diğer kredi kuruluşları, finansal kurumlar ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemeler.
- Özel kanunlarda ticari sayılan davalar: 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu m. 99 kapsamındaki uyuşmazlıklar ile İİK'da asliye ticaret mahkemesine bırakılan işler.
Havale, saklama ve fikir eserleri üzerindeki haklardan doğan davalar listenin tek istisnasıdır: herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorlarsa ticari dava sayılmaz; taraflardan yalnızca birinin işletmesini ilgilendirmeleri yeterlidir.
Nispi ticari davalar ve ticari işletme esası
Sayılan konular dışında kalan bir uyuşmazlığın ticari dava olması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekir; taraflardan biri esnafsa veya uyuşmazlık birinin özel yaşamına ilişkinse nispi ticari dava yoktur. TTK m. 19/2'deki ticari iş karinesi bu sonucu değiştirmez: bir işin taraflardan biri için ticari sayılması diğerine de ticari iş sayılmasını sağlar; ancak Yargıtay'ın yerleşik kabulüne göre ticari dava, ticari iş değil ticari işletme esasına göre belirlenir. Bir anonim şirketin tacir olmayana karşı açtığı, TTK'da düzenlenen bir konuya dayanmayan alacak davası ticari dava değildir ve dava şartı uygulanmaz.
Çek ve bono alacakları
Kıymetli evrak TTK'nın üçüncü kitabında düzenlendiği için çek ve bonodan doğan davalar mutlak ticari davadır; tarafların tacir olması aranmaz. Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatmak için arabuluculuk gerekmez; ancak takibe itiraz edilip itirazın iptali davası açılacaksa ya da borçlu senetten borçlu olmadığının tespitini isteyecekse dava şartı uygulanır. Kitap, yalnız senet ilişkisine dayanan taleplerde kıymetli evrak ilişkisinin, temel ilişkiye de dayanılan taleplerde temel ilişkinin esas alınmasını önerir; senet ilişkisine dayanan talep her hâlde ticari dava olduğundan dava şartına tabidir.
Tüketici işlemi ile kesişme
Bankacılık, sigorta ve taşıma sözleşmeleri TTK m. 4 uyarınca mutlak ticari davanın konusudur; ancak taraflardan biri tüketiciyse işlem aynı zamanda tüketici işlemidir ve görevli mahkeme tüketici mahkemesidir (6502 sayılı TKHK m. 73). Dava şartı bu hâlde TKHK m. 73/A üzerinden işler: tüketici hakem heyetinin görev alanındaki uyuşmazlıklarda (2026'da 186.000 TL'nin altı) heyete başvuru zorunludur, dava şartı uygulanmaz; üzerindeki uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulur. Katılmama yaptırımı tüketici aleyhine uygulanmaz; tüketicinin ücreti, iki saati geçmemek üzere Bakanlık bütçesinden karşılanır (TKHK m. 73/A-2, 3).
Kapsam Dışı Kalan Hâller ve İstisnalar
6325 sayılı HUAK m. 18/A-18 iki istisna öngörür: özel kanunda tahkim veya başka bir alternatif çözüm yoluna başvurma zorunluluğu bulunan hâller ile taraflar arasında tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâller. Bunlara, dava niteliği taşımayan usul yolları eklenir.
- Tahkim sözleşmesi: Geçerli tahkim şartı varsa uyuşmazlık hakem önünde görülür, dava şartı uygulanmaz; taraflar isterse ihtiyari arabuluculuğa başvurabilir. Tahkim şartına rağmen mahkemede dava açılacaksa kitap yine dava şartının arandığı görüşündedir; bu ihtimalde arabulucuya başvurmak en temkinlisidir.
- Sigorta Tahkim Komisyonu: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30 uyarınca Komisyona başvuru hâlinde dava şartı uygulanmaz. Buna karşılık 2918 sayılı KTK m. 97 zorunlu trafik sigortası taleplerinde mahkemeye gidilecekse, sigortacıya yazılı başvuru ile dava şartı arabuluculuk birlikte aranır; iki başvuru eş zamanlı yapılabilir.
- Tüketici hakem heyeti: Heyetin görev alanındaki uyuşmazlıklar ile heyet kararlarına yapılan itirazlarda dava şartı uygulanmaz (TKHK m. 73/A).
- Çekişmesiz yargı işleri: Ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri dava olmadığından kapsam dışındadır; tescil ve ilan işleri, defter ve belgelerin ibrazı ile zayi belgesi talepleri bu gruptadır.
- Takip hukuku yolları: İtirazın kaldırılması (İİK m. 68-70), sıra cetveline şikâyet ve icra mahkemesinde görülen diğer şikâyetler dava değildir; dava şartı uygulanmaz.
- İflas davası: İİK m. 154 uyarınca asliye ticaret mahkemesinde görülen iflas davasının konusu bir miktar paranın ödenmesi değil iflasın açılmasıdır; öğretide bu sebeple kapsam dışında kabul edilir.
Kitap; borçtan kurtulma davası (İİK m. 69/2), sıra cetveline itiraz davası (İİK m. 142, 235) ve tasarrufun iptali davasının (İİK m. 277 vd.) temelinde alacak hakkı bulunduğu gerekçesiyle ticari nitelikteyse dava şartına tabi olduğunu savunur. Görüş her mahkemece benimsenmez; belirsizlikte büroya başvurmak, harçsız ve masrafsız olduğundan daha az risk taşır.
Süreç ve Süreler: Büro, Görevlendirme ve Altı Haftalık Süre
Dava şartı arabuluculuğu, ihtiyari arabuluculuktan farklı olarak adliye arabuluculuk büroları yürütür. Başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yer bürosuna yapılır (HUAK m. 18/A-4). Genel yetkili büro karşı tarafın yerleşim yeri bürosudur; tacirler arasında yetki sözleşmesi varsa başvuru o yer bürosuna yapılır. Büro yetkiyi denetlemez, başvuranın beyanını esas alır.

- 1
Büroya başvuru
Başvuru dilekçeyle, büro formuyla veya UYAP üzerinden elektronik yapılır; taraflar, uyuşmazlık konusu ve karşı tarafın iletişim bilgileri bildirilir. Birden fazla başvuruda ilk başvuru esas alınır.
- 2
Arabulucunun görevlendirilmesi
Büro, komisyon listesinden puanlama yöntemiyle arabulucu belirler; taraflar listedeki bir arabulucuda anlaşmışsa o görevlendirilir (m. 18/A-5), liste dışından atama yapılamaz. Altı haftalık süre görevlendirmeyle başlar.
- 3
Bilgilendirme ve davet
Arabulucu, her iletişim aracıyla tarafları görevlendirme hakkında bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder; avukatı olsa bile asıl tarafı da bilgilendirir, işlemleri belgeye bağlar (m. 18/A-7).
- 4
Yetki itirazı
Karşı taraf en geç ilk toplantıda, yetkiye ilişkin belgelerle büronun yetkisine itiraz edebilir. Dosya sulh hukuk mahkemesine gönderilir; mahkeme harçsız, dosya üzerinden ve en geç bir hafta içinde yetkili büroyu kesin belirler. İtiraz kabul edilirse tebliğden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurulur, ilk başvuru tarihi korunur (m. 18/A-8).
- 5
Toplantılar
Görüşmeler kural olarak büronun bağlı olduğu adalet komisyonunun yetki alanında yürütülür; taraflar aksini kararlaştırabilir (m. 18/A-17). Toplantılar çevrimiçi de yapılabilir; arabulucu taraflarla ayrı ayrı da görüşebilir.
- 6
Son tutanak
Süreç; anlaşma, anlaşamama, taraflara ulaşılamaması veya görüşme yapılamaması sonuçlarından biriyle kapanır. Arabulucu son tutanağı düzenleyip derhâl büroya bildirir (m. 18/A-10); tutanağın aslı veya onaylı örneği dava dilekçesine eklenir.
Genel kural olan üç haftalık süre ve bir haftalık uzatma (m. 18/A-9) ticari davalarda uygulanmaz; TTK m. 5/A-2 arabulucuya altı hafta tanır, zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatma imkânı verir. Süre görevlendirmeden işler; sonunda anlaşma yoksa arabulucu anlaşamama tutanağını kendiliğinden düzenler. Başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (m. 18/A-15).
Mazeretsiz ilk toplantıya katılmayan taraf tutanakta belirtilir; davada haklı çıksa bile karşı tarafın yargılama giderinin yarısından sorumlu tutulur ve lehine vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir (m. 18/A-11; 7531 sayılı Kanun ile değişik). Her iki taraf katılmazsa giderler kendi üzerlerinde kalır. Ayrıntı: katılmamanın sonuçları.
İcra Takibi ve İhtiyati Haciz ile İlişkisi
Ticari alacaklarda uygulamanın en sık karşılaştığı soru sıralamadır: önce takip mi, önce arabuluculuk mu. Kanun ilamsız icra takibini dava şartına bağlamaz; alacaklı, genel haciz yoluyla veya kambiyo senetlerine özgü yolla doğrudan takip başlatabilir. Arabuluculuk, takibin dava aşamasına dönüştüğü anda devreye girer.
- Takibe itiraz edilmezse takip kesinleşir; arabuluculuğa hiç gerek kalmaz.
- İtiraz üzerine alacaklı genel mahkemede itirazın iptali davası (İİK m. 67) açacaksa, uyuşmazlık ticariyse önce arabulucuya başvurur; dava son tutanaktan sonra açılır, bir yıllık süre başvurudan son tutanağa kadar işlemez.
- Alacak İİK m. 68'deki belgelerden birine dayanıyorsa alacaklı icra mahkemesinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir; bu yol dava olmadığından arabuluculuk gerekmez. İnceleme sınırlıdır ve karar maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz.
- Borçlu, takipten önce veya sonra menfi tespit davası açacaksa ya da icra tehdidi altında ödediği parayı istirdat davasıyla geri isteyecekse önce arabulucuya başvurur.
İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbirde süreler
İhtiyati haciz para alacakları için, ihtiyati tedbir ise para dışındaki hak ve alacaklar için geçici hukuki korumadır; ikisi de dava açılmadan önce esastan görevli ve yetkili mahkemeden istenir, dava şartına tabi değildir. Sorun, koruma kararının tamamlanması için tanınan kısa sürededir: ihtiyati haciz alan alacaklı yedi gün içinde dava açmalı veya takip talep etmelidir (2004 sayılı İİK m. 264/1); ihtiyati tedbirde bu süre iki haftadır (6100 sayılı HMK m. 397/1).
Kitabın önerdiği sıra şudur: koşullar varsa önce değişik iş dosyasından ihtiyati haciz veya tedbir kararı alınıp infazı istenir, ardından dava şartını sağlamak için büroya başvurulur. Yedi günlük veya iki haftalık süre başvuru ile son tutanak arasında işlemez; hüküm durma niteliğinde olduğundan önceki günler düşer, kalan süre son tutanaktan sonra yeniden işler. Koruma kararı alınır alınmaz başvurmak sürenin büyük bölümünü korur.
Fıkraya 2023'te eklenen cümle borçluyu korur: büroya başvurduktan sonra karşı taraf aynı uyuşmazlık için icra takibi başlatırsa, başvuran son tutanaktan itibaren iki hafta içinde menfi tespit davası açıp talep ettiğinde İİK m. 72/2 uygulanır; dava takipten sonra açılsa da mahkeme teminat karşılığında takibin durdurulmasına karar verebilir. Bu imkân, ilk başvuran tarafın takip baskısı altında kalmasını önler.
Kısmi dava, ıslah ve karşı dava
Kısmi davada veya belirsiz alacak davasında talep artırılırken yeniden arabulucuya başvurulmaz; artırılan kısım ilk başvurunun kapsamındadır. Fazlaya ilişkin hak için sonradan açılacak ek dava bağımsız olduğundan dava şartı yeniden aranır. Karşı dava da bağımsızdır: cevap süresinde büroya başvurulursa karşı dava süresi durur. Görevsizlik veya yetkisizlik kararıyla dosya başka mahkemeye gönderildiğinde, son tutanak ilk dilekçeye eklenmişse yeniden başvuru gerekmez.
Şirket Adına Kim Katılır: Yetki, Vekâletname ve Karar Verici
HUAK m. 15/6 uyarınca taraflar müzakerelere bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılır; uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayabilecek uzman kişiler de hazır bulundurulabilir. Tüzel kişi tacirlerde katılım, temsil yetkisinin belgelenmesini gerektirir.
- Şirket yetkilisi: Kimlik belgesi ve imza sirküleri ya da ticaret sicili yetki belgesiyle katılır. Temsil yetkisi birden fazla kişinin birlikte imzasına bağlıysa, tutanak ve anlaşma belgesi için yetkililerin birlikte katılması veya tek kişiye yetki verilmesi gerekir.
- Avukat: Vekâletnamede arabuluculuk görüşmelerine katılma ve anlaşma yapma yetkisi bulunmalıdır (HMK m. 74). Genel dava vekâletnamesi bu yetkiyi içermeyebilir; kitaptaki örneklerde özel yetkisiz avukat ancak karşı tarafın rızasıyla oturuma alınır.
- İdare: Kamu idareleri, üst yöneticinin belirlediği iki üye ile hukuk birimi amiri veya belirleyeceği bir avukat/hukuk müşavirinden oluşan komisyonla temsil edilir; komisyon oy birliğiyle karar alır, gerekçeli rapor düzenleyip beş yıl saklar (HUAK m. 15/8); vekille temsil edilemez.
- Çalışan: İş uyuşmazlıklarındaki yazılı yetkili çalışan istisnası ticari uyuşmazlıklarda yoktur; şirket çalışanı ancak temsil yetkisi belgelenmişse taraf adına imza atabilir.
Karar yetkisi olmayan bir temsilci göndermek süreci fiilen anlaşamama tutanağına götürür. Ticari anlaşma çoğu zaman ödeme planı, vade ve teminat gibi mali kararlar gerektirdiğinden, katılanın önceden belirlenmiş bir yetki sınırıyla oturması, oturumda yönetime ulaşabilmesi veya buna ara verilmesi planlanmalıdır. Arabulucu, asillerle de ortak veya özel oturumda görüşebilir.
- İmza sirküleri veya ticaret sicil yetki belgesi ve katılanın kimlik belgesi
- Arabuluculuk ve anlaşma yetkisi içeren vekâletname
- Sözleşme, fatura, cari hesap ekstresi, mutabakat ve ihtarnameler
- Varsa icra takip dosyası, ihtiyati haciz veya tedbir kararı ve süre hesabı
- Alacak veya borç tutarı, faiz başlangıcı ve kabul edilebilir ödeme planı için yönetim onayı
- Ticari sır niteliğindeki bilgiler için paylaşım sınırı
Hazırlığın müzakere boyutu, BATNA analizi ve teklif stratejisi hazırlık rehberi yazısında ayrıca ele alınmıştır.
Anlaşma Belgesi: Avukat ve Arabulucu İmzasıyla İlam Niteliği
Süreç anlaşmayla biterse arabulucu, son tutanağın yanında bir anlaşma belgesi düzenler. Belgenin kapsamını taraflar belirler; ödeme tutarı, vade veya taksit planı, ödemenin yapılacağı IBAN, temerrüt hâlinde uygulanacak faiz ve muacceliyet kaydı, karşılıklı ibra ve feragat ile gizlilik yükümlülüğü ticari anlaşmaların olağan kalemleridir. Cebrî icraya elverişlilik için tutarın ve vadenin belirli olması gerekir.
Ticari uyuşmazlıklar için 2023'te getirilen bu kolaylık tarafların imzasını aramaz: her iki tarafın avukatı ile arabulucunun imzaladığı belge doğrudan ilam niteliği kazanır ve ilamlı icra yoluyla takibe konulabilir. Taraflardan birinin avukatı yoksa belge, arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınarak ilam niteliği kazanır; inceleme dosya üzerinden, anlaşmanın arabuluculuğa ve cebrî icraya elverişliliğiyle sınırlı ve maktu harçlıdır (m. 18/2-3). Şerh verdirilmeden başka resmî işlemde kullanılırsa damga vergisi de maktu alınır.
Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.
Bu hüküm, anlaşmanın kapsamının özenle yazılmasını gerektirir: hangi alacak kalemlerini kapsadığı, hangi taleplerin saklı tutulduğu ve karşılıklı feragatin sınırı belgede açıkça belirtilmelidir; belirtilmeyen kalem için sonradan açılan davada m. 18/5 itirazıyla karşılaşılabilir. Kısmi anlaşmada anlaşılan ve anlaşılamayan hususlar son tutanakta ayrı yazılır; anlaşılamayan kısım için dava yolu açık kalır.
Süreçte paylaşılan bilgi ve belgeler HUAK m. 4 uyarınca gizlidir; teklifler, kabuller ve sırf arabuluculuk için hazırlanan belgeler sonraki davada veya tahkimde delil olamaz (m. 5). Gizlilik, anlaşmanın uygulanması ve icrası ölçüsünde kaldırılır; ödeme kalemleri açık yazılırken maliyet yapısı ve müşteri bilgisi gibi ticari sırlar belgeye girmez. Biçim ve şerh usulü için anlaşma belgesi ve icra edilebilirlik şerhi yazısına bakılabilir.
2026 Ücret Rejimi: Saatlik Ücret, Asgari Tutar ve Örnek Hesap
Arabuluculuk ücreti, faaliyetin sona erdiği tarihte yürürlükte olan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenir. 26 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 2026 tarifesinde ticari uyuşmazlıklar için saatlik ücret, iki taraflı uyuşmazlıklarda 1.500 TL'dir; taraf sayısı üç ila beş ise 3.200 TL, altı ila on ise 3.300 TL, on bir ve üzerinde ise 3.400 TL uygulanır. Dava şartı sürecinde arabulucu taraflardan masraf isteyemez (AAÜT m. 2/4).
Anlaşamama hâlinde
Taraflara ulaşılamaması, görüşme yapılamaması veya iki saatten kısa görüşmede anlaşılamaması hâllerinde iki saatlik ücret, yani 3.000 TL, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saati aşıp anlaşma sağlanamazsa aşan kısım taraflarca eşit ödenir (HUAK m. 18/A-13); bu ücret yargılama giderinden sayılır, dava sonunda haksız çıkandan tahsil edilir.
Anlaşma hâlinde
Anlaşma sağlanırsa ücret, tarifenin ikinci kısmındaki kademeli oranlara göre anlaşılan tutar üzerinden hesaplanır, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit ödenir (m. 18/A-12); ticari uyuşmazlıklarda 13.000 TL'den az olamaz (AAÜT m. 7/6). Taraflardan biri aynı olup bir ayda en az on uyuşmazlığa başvurulmuşsa seri uyuşmazlık sayılır; anlaşma ücreti her dosya için 7.500 TL'dir (m. 7/4).
| Anlaşma tutarı dilimi | Oran |
|---|---|
| İlk 600.000 TL | %6 |
| Sonraki 960.000 TL | %5 |
| Sonraki 1.560.000 TL | %4 |
| Sonraki 3.120.000 TL | %3 |
| Sonraki 9.360.000 TL | %2 |
| Sonraki 12.480.000 TL | %1,5 |
| Sonraki 24.960.000 TL | %1 |
| Aşan kısım | %0,5 |
Örnek: Taraflar 1.000.000 TL üzerinde anlaşırsa ilk 600.000 TL için %6 ile 36.000 TL, kalan 400.000 TL için %5 ile 20.000 TL hesaplanır; toplam 56.000 TL'yi taraflar 28.000 TL olarak eşit paylaşır. Birden fazla arabulucuda oranlar %9'dan başlayan yüksek tarifeye göre uygulanır, ücret arabulucular arasında bölüşülür. Farklı tutarlar için ücret hesaplama aracı kullanılabilir.
ATAM İstanbul'da Ticari Arabuluculuk, Med-Arb ve Sözleşme Şartı
Dava şartı arabuluculuğu adliye büroları yürütür; ATAM İstanbul bu süreci ikame etmez. Bununla birlikte HUAK m. 18/A-5, tarafların listedeki bir arabulucu üzerinde anlaşmasına imkân tanır: sicile kayıtlı ve ilgili komisyon listesinde yer alan bir ATAM panel arabulucusu üzerinde anlaşan taraflar, büroya bu anlaşmayı bildirerek görevlendirmenin o arabulucuya yapılmasını sağlayabilir.
Med-Arb: Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa uyuşmazlık aynı dosya bütünlüğünde tahkim safhasına geçer ve bağlayıcı hakem kararıyla sonuçlanır. ATAM İstanbul Med-Arb Kuralları m. 4/4 uyarınca geçiş için arabuluculuğun başlamasından en az sekiz hafta geçmesi gerekir; taraflar yazılıyla aksini kararlaştırabilir. Ayrıntı: Med-Arb sayfası.
Sözleşmeye şart yazmak: Ticari sözleşmeye konulacak arabuluculuk, Med-Arb veya tahkim şartı, uyuşmazlık doğduğunda izlenecek yolu önceden belirler. Tahkim sözleşmesi varsa dava şartı arabuluculuk hükümleri uygulanmadığından (HUAK m. 18/A-18) süreç, tarafların seçtiği kurallara göre yürür. Uygun şart; uyuşmazlığın büyüklüğüne, karşı tarafın yerine ve gizlilik ihtiyacına göre değişir.
- Ön görüşme randevusu: otuz dakikalık görüşmede uyuşmazlığın dava şartına tabi olup olmadığı ve uygun yol değerlendirilir.
- Çevrimiçi başvuru: ihtiyari arabuluculuk başvurusu birkaç dakikada oluşturulur; sekreterya karşı tarafı sürece davet eder.
- Çözüm ortağı programı: şirketler ve hukuk büroları için sürekli iş birliği çerçevesi.
- ATAM İstanbul Arabuluculuk Kuralları: süreç, süreler ve ücret rejiminin dayanağı olan yürürlükteki kural seti.
31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7589 sayılı Kanun arabuluculuk mevzuatında değişiklik yapmamıştır; bu yazıdaki süre, yaptırım ve ücret bilgileri 2026 yılı için günceldir.

