İçeriğe geç
Puslu havada su kıyısına sıralanmış yükleme vinçleri

Singapur Sözleşmesi ve Milletlerarası Sulh Anlaşmalarının Türkiye'de İcrası

Singapur Arabuluculuk Sözleşmesi'nin kapsamı ve red sebepleri; Türkiye'de 11 Nisan 2022'den itibaren uygulanması ve HUAK m. 17/A icra edilebilirlik şerhi.

Güncellendi: 30 Ağustos 202618 dakikalık okuma
Bu Yazıda

Arabuluculuk yoluyla varılan bir sulh anlaşması, imzalandığı andan itibaren taraflar arasında bağlayıcı bir sözleşmedir; ancak taraflardan biri anlaşmayı yerine getirmezse, diğer tarafın elindeki araçlar aynı konudaki bir hakem kararına göre çok daha sınırlıydı. Yabancı bir hakem kararı, 1958 tarihli New York Sözleşmesi sayesinde 170'i aşkın ülkede tanınıp icra edilebiliyorken, arabuluculukla varılan bir sulh anlaşmasının başka bir ülkede yerine getirilmesi o ülkenin genel borçlar ve usul hukukuna bırakılmıştı. Bu boşluğu kapatmak amacıyla hazırlanan Arabuluculuk Sonucunda Yapılan Milletlerarası Sulh Anlaşmaları Hakkında Birleşmiş Milletler Sözleşmesi — kısaca Singapur Sözleşmesi — Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 20 Aralık 2018'de kabul edildi ve 7 Ağustos 2019'da Singapur'da imzaya açıldı; Türkiye, Sözleşmeyi ilk gün imzalayan devletler arasında yer aldı.

Bu yazı; Sözleşmenin hazırlanış süreci ve Türkiye'nin onay takvimini, kapsamını ve kapsam dışı bıraktığı uyuşmazlıkları, başvuru için aranan belgeleri, icra talebinin reddi sebeplerini ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen m. 17/A uyarınca Türkiye'de izlenecek icra edilebilirlik şerhi usulünü sırasıyla ele alır; sonunda ATAM İstanbul'un yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklardaki yerini açıklar. Arabuluculuğun genel işleyişi için arabuluculuk rehberi ayrıca okunabilir.

Sözleşmenin Hazırlanış Nedeni

Arabuluculuğun sınır ötesi ticarette hakemliğe kıyasla daha az tercih edilmesinin nedenlerinden biri, varılan sonucun uygulanabilirliğine dair güvencenin zayıflığıydı. Birleşmiş Milletler Uluslararası Ticaret Hukuku Komisyonu (UNCITRAL), 2002 yılında hazırladığı Ticari Uzlaşmaya Dair Model Kanun'da bu sorunu çözmeyi denemiş, ancak icra mekanizması konusunda üye devletler arasında görüş birliği sağlanamamıştı; model kanun, sulh anlaşmasının bağlayıcı olduğunu kabul etmekle yetinmiş, uygulama usulünü her devletin kendi iç hukukuna bırakmıştı. 2014 yılında UNCITRAL Çalışma Grubu 2'ye, arabuluculuk yoluyla yapılan sulh anlaşmalarının icrası bakımından New York Sözleşmesine benzer bir düzenleme hazırlama görevi verildi.

Sözleşme hazırlanmadan önce, yabancı bir ülkede icra imkânı arayan taraflar genellikle dolaylı bir yola başvuruyordu: arabuluculuk sonucunda varılan anlaşmayı bir hakem atayarak tahkim kararına dönüştürmek ve böylece New York Sözleşmesinin kapsamından yararlanmak. Sempozyumda aktarıldığı üzere bu yolun pratikte güçlükleri vardı: karşı tarafın yeniden işbirliği yapması gerekiyor, süreç uzuyor ve maliyet artıyordu; bazı arabulucular hakemlik rolünü üstlenmek istemiyordu, çünkü mesleki sorumluluk sigortaları bu rolü kapsamıyordu; üstelik New York Sözleşmesi bir uyuşmazlığın hakem kararıyla çözümünü esas aldığından, taraflar zaten anlaşmışken ortada çözülecek bir uyuşmazlık kalmaması, kararın Sözleşme kapsamına girip girmediği tartışmasını doğurabiliyordu.

Çalışma Grubu 2, 2014-2018 arasında yürüttüğü müzakereler sonunda hem bir sözleşme hem de onu tamamlayan bir model kanun hazırladı: Arabuluculuk Sonucunda Ortaya Çıkan Uluslararası Sulh Anlaşmaları Hakkında UNCITRAL Model Kanunu (2018 revizyonu). Sözleşmeye taraf olmak istemeyen devletler iç hukuklarını doğrudan bu model kanuna göre şekillendirebilir; Türkiye'de 6325 sayılı Kanun 2012 yılından beri yürürlükte olduğundan, model kanun yolu değil doğrudan Sözleşmeye taraf olma yolu izlenmiştir.

Sempozyumda model kanunun içeriğine değinen Prof. Nadja Alexander, metnin beş temel unsur taşıdığını aktarmıştır: arabuluculuğu ve süreçteki terminolojiyi tanımlama, tarafların usule ilişkin özerkliğini koruma, adil muamele ilkesini güvence altına alma, mahremiyeti hem sürecin içindekiler hem de sonraki bir yargılama bakımından ayrı ayrı düzenleme ve arabuluculuk sonucu varılan anlaşmaların icra edilebilirliğine ilişkin hükümler getirme. Bu beş unsur, güçlü bir iç hukuk arabuluculuk çerçevesi kurmak isteyen ülkeler için bir referans noktası oluşturur; Türkiye'de bu çerçeve zaten 6325 sayılı Kanunla kurulu olduğundan model kanunun katkısı, Sözleşme kapsamındaki milletlerarası boyuta özgüdür.

Hazırlanış Süreci ve Yürürlük Takvimi

Sözleşme taslağı, UNCITRAL Çalışma Grubu 2'nin 68. oturumunda kabul edilerek onay için UNCITRAL Komisyonuna sunuldu; Birleşmiş Milletler Genel Kurulu taslağı 20 Aralık 2018 tarihinde kabul ederek tarafların imzasına açtı. İmza töreni 7 Ağustos 2019'da Singapur'da düzenlendi; törene katılan 46 devlet Sözleşmeyi aynı gün imzaladı. Çok taraflı sözleşmeler bakımından bu kadar çok devletin açılış töreninde imza atması istisnai kabul edilmiştir; Çin, Hindistan, ABD ve Türkiye dâhil çok sayıda büyük ticaret ülkesi ilk imzacılar arasında yer aldı.

Gün batımında su kıyısından görünen yüksek binalar silueti
Sözleşme, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 20 Aralık 2018 tarihli kabulünün ardından 7 Ağustos 2019'da Singapur'da imzaya açıldı.

Sözleşmenin milletlerarası düzeyde yürürlüğe girmesi, en az üç devletin onay, kabul, tasdik veya katılma belgesini Birleşmiş Milletler nezdinde tevdi etmesinden altı ay sonrasına bağlanmıştır (m. 14). Bu eşik hızla aşıldı ve Sözleşme 12 Eylül 2020'de milletlerarası alanda yürürlüğe girdi. İmzacı sayısı ile onaylayan (taraf) devlet sayısı farklı kavramlardır; hangi devletlerin Sözleşmeye şu an taraf olduğu ve hangi çekince veya beyanları bulunduğu için UNCITRAL'in güncel listesine bakılmalıdır.

  1. 1

    İmza

    Türkiye, Sözleşmeyi 7 Ağustos 2019'da Singapur'daki imza törenine katılan devletler arasında ilk gün imzaladı.

  2. 2

    TBMM'nin uygun bulması

    TBMM, 7282 sayılı Arabuluculuk Sonucunda Yapılan Milletlerarası Sulh Anlaşmaları Hakkında Birleşmiş Milletler Konvansiyonunun Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanunu 25 Şubat 2021'de kabul etti.

  3. 3

    Cumhurbaşkanı kararıyla onay

    Sözleşme, 3866 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla onaylandı; onay belgesinin Birleşmiş Milletler nezdinde tevdi edilmesiyle onay süreci tamamlandı.

  4. 4

    Türkiye'de yürürlük

    Sözleşme, Türkiye bakımından 11 Nisan 2022 tarihinde yürürlüğe girdi; bu tarihten sonra kurulan ve koşulları taşıyan sulh anlaşmaları Sözleşme kapsamında değerlendirilir.

Sözleşmenin Türkiye'de yürürlüğe girmesiyle birlikte, 6325 sayılı Kanuna 7445 sayılı Kanunla eklenen m. 17/A da uygulanabilir hâle geldi; bu madde, Sözleşme kapsamındaki sulh anlaşma belgelerinin Türkiye'de nasıl icra edileceğini düzenler ve aşağıda ayrı bir bölümde ele alınmıştır.

Kapsamı ve İstisnaları

Sözleşme m. 1 uyarınca, arabuluculuk sonucunda varılan, yazılı, tarafların ticari bir uyuşmazlığını çözen ve akdedildiği anda milletlerarası nitelik taşıyan sulh anlaşmalarına uygulanır. Milletlerarası nitelik iki ayrı ölçütle tanımlanır: taraflardan en az ikisinin işyerlerinin anlaşmanın kurulduğu tarihte farklı devletlerde bulunması; ya da taraflardan birinin işyerinin bulunduğu devletin, yükümlülüklerin esaslı kısmının ifa edileceği devletten veya uyuşmazlık konusuyla en sıkı ilişkili devletten farklı olması. İkinci ölçüt, tarafların aynı ülkede yerleşik olduğu ama sözleşme konusunun başka bir devletle bağlantılı olduğu hâlleri de kapsama alır.

ÖlçütKapsamda mıAçıklama
Yazılı ve imzalı, ticari, sınır ötesi sulh anlaşmasıEvetm. 1/1 — asgari koşuldur; ayrıca m. 4'teki kanıt gereksinimi ayrıca aranır.
Tüketici işlemleri (kişisel, ailevi veya hane halkı amaçlı)Hayırm. 1/2(a) — taraflardan birinin tüketici sıfatıyla yaptığı işlemler kapsam dışıdır.
Aile, miras veya iş hukukuna dayalı uyuşmazlıklarHayırm. 1/2(b) — konu itibarıyla açıkça hariç tutulmuştur.
Mahkeme önünde yürütülen yargılama sırasında yapılıp o devlette mahkeme kararı gibi icra edilen anlaşmalarHayırm. 1/3(a) — aynı belgenin iki ayrı icra rejimine tabi olması önlenmek istenmiştir.
Hakem kararı olarak kaydedilip icra edilebilen anlaşmalarHayırm. 1/3(b) — New York Sözleşmesi kapsamına giren hâllerle çakışma önlenmiştir.
Singapur Sözleşmesi'nin kapsamı ve kapsam dışı bıraktığı hâller (m. 1)

1. maddedeki istisnalar sınırlı sayıdadır ve dar yorumlanır; Sözleşme, ticari sayılacak uyuşmazlıkları ayrıca tanımlamak yerine New York Sözleşmesinin yaklaşımını izleyerek yalnız istisnaları saymakla yetinmiştir. Bunun nedeni bu alanlardaki arabuluculuk anlaşmalarının önemsiz görülmesi değil, UNCITRAL'in görev alanının uluslararası ticareti kolaylaştırmakla sınırlı olmasıdır.

Anlaşma belgesinin Türk hukukundaki genel icra edilebilirlik rejimi — şerh gerekmeyen hâller ve şerhin hangi mahkemeden isteneceği — anlaşma belgesi ve icra edilebilirlik şerhi yazısında ele alınmıştır; bu yazı yalnız Sözleşme kapsamındaki milletlerarası sulh anlaşmalarına özgü m. 17/A usulüne odaklanır.

Genel İlke ve İşlevsel Yaklaşım

Sözleşme m. 3'e göre, sözleşen bir devlet kendi usul kurallarına ve Sözleşme'nin öngördüğü şartlara uygun olarak sulh anlaşmasını icra eder; bir taraf, aynı konuda daha sonra ortaya çıkan bir uyuşmazlıkta, sulh anlaşmasının çözdüğü hususu savunma olarak da ileri sürebilir. Bu ikinci imkân önemlidir: taraf, ayrıca icra talebinde bulunmak zorunda kalmadan, karşı tarafın konuyu yeniden dava veya tahkim konusu yapmasına karşı sulh anlaşmasını doğrudan mahkemeye veya hakem heyetine sunabilir.

Sözleşme metninde bilinçli olarak 'tanıma' ve 'tenfiz' sözcükleri kullanılmamıştır. UNCITRAL Çalışma Grubu 2'deki tartışmalarda, 'tanıma' kavramının farklı hukuk sistemlerinde farklı usul ve sonuçlara bağlandığı, tek bir tanıma prosedürü üzerinde uzlaşmanın güç olduğu görülmüştür. Bunun yerine işlevsel bir çözüm benimsenmiştir: Sözleşme, sulh anlaşmasının yükümlülük doğurduğunu ve yürürlükte olduğunu esas alır; yetkili makamdan istenen şey anlaşmayı yeniden onaylaması değil, anlaşmanın konusunu tekrar yargılamaması ve gerektiğinde icrasını sağlamasıdır. Sonuç itibarıyla tanıma ve tenfizin hukuki etkileri sağlanmakta, yalnızca bu iki sözcük metinde yer almamaktadır.

Bu yaklaşımın pratik sonucu şudur: taraflardan biri anlaşmaya rağmen aynı uyuşmazlığı yeniden mahkemeye veya hakeme taşırsa, karşı tarafın yapması gereken sulh anlaşmasının zaten yürürlükte olduğunu göstermektir; ayrıca bir tanıma davası açmasına gerek yoktur. Sözleşme, arabuluculuk sonucunda tahkim kararı veya mahkeme kararı hâline gelmiş anlaşmaları kapsam dışı bırakarak (m. 1/3), bu işlevsel rejimin New York Sözleşmesi ve mahkeme kararlarının tanınmasına ilişkin diğer milletlerarası belgelerle çakışmasını da önlemiştir.

Başvuru İçin Aranan Belgeler

Sözleşme m. 4, icra talebinde bulunacak tarafın önüne uzun bir koşullar listesi koymaz; aranan iki unsur sulh anlaşmasının kendisi ve anlaşmanın arabuluculuktan doğduğuna dair bir kanıttır. Bu sadelik bilinçli bir tercihtir: farklı hukuk kültürlerinin hepsine uyan tek bir kanıt biçimi üzerinde uzlaşmak mümkün olmadığından, Sözleşme kanıt için birden çok seçenek sunmuştur.

  • Taraflarca imzalanmış, yazılı sulh anlaşması; anlaşma elektronik ortamda düzenlenmiş ve elektronik imzalı olabilir.
  • Anlaşmanın arabuluculuk sonucunda ortaya çıktığına dair kanıt olarak arabulucunun anlaşma üzerindeki imzası.
  • Arabulucu imzası yoksa, arabulucunun ayrıca imzaladığı ve arabuluculuğun yürütüldüğünü doğrulayan bir belge.
  • Ya da arabuluculuğu yöneten kurumun bu yönde verdiği onay.
  • Yukarıdakiler bulunmuyorsa, yetkili makamın kabul edeceği başka her türlü kanıt.
  • Yetkili makamın talep etmesi hâlinde belgenin ve varsa kanıtın onaylı çevirisi.

Elektronik iletişim ve imzanın kabul edilmesi, sınır ötesi ticarette küçük işletme ve bireysel tacirlerin de Sözleşmeden yararlanabilmesini sağlar; büyük ölçekli şirketler kadar, tek bir sözleşme için arabuluculuğa başvuran taraflar da aynı kanıt rejimine tabidir. Kanıt gereksiniminin sınırlı tutulması, arabulucunun sürece hangi yoğunlukta katıldığını ayrıca ispat etme yükünü de kaldırır; arabulucunun katıldığını ve tarafların bu süreç sonunda anlaşmaya vardığını göstermek yeterlidir.

İcra Talebinin Reddi Sebepleri ve Kamu Düzeni

Sözleşme m. 5, icra talebinin reddedilebileceği hâlleri sınırlı sayıda saymıştır ve bu sebeplerin dışında bir gerekçeyle icra reddedilemez. Sebeplerin büyük kısmı, kendisine karşı icra istenen tarafın talebi üzerine incelenir:

  • Taraf ehliyetsizliği: anlaşmanın kurulduğu andaki ehliyetsizlik, uygulanacak hukuka göre değerlendirilir.
  • Geçersizlik veya bağlayıcı/nihai olmama: anlaşma tabi olduğu hukuka göre geçersizse veya taraflarca bağlayıcı ya da nihai kabul edilmemişse.
  • Sonradan değiştirilmiş olma: taraflar anlaşmayı daha sonra değiştirmişse, değiştirilmiş hâli esas alınır.
  • Yükümlülüklerin belirsizliği veya ifa edilmiş olması: karşılıklı yükümlülükler açık ya da anlaşılır değilse veya zaten yerine getirilmişse.
  • İcranın anlaşma şartlarına aykırılığı: talep edilen icra biçimi, anlaşmanın kendi şartlarıyla uyuşmuyorsa.
  • Arabulucu standardının ağır ihlali: arabulucuya veya arabuluculuğa uygulanan standartların, bu ihlal olmasaydı ilgili tarafın anlaşmayı imzalamayacağı ölçüde ağır biçimde ihlal edilmiş olması.
  • Tarafsızlık veya bağımsızlık şüphesinin açıklanmaması: arabulucunun, tarafsızlığı veya bağımsızlığı hakkında haklı şüphe doğuran bir durumu bildirmemiş olması ve bu eksikliğin ilgili tarafın rızasını esaslı biçimde etkilemiş olması.

Sempozyumda arabulucu Michel Kallipetis'in aktardığı üzere, son iki sebep çalışma grubunda en uzun tartışılan hükümlerdir; nihai metin küçük veya soyut bir aksaklığı yeterli görmez. Aranan ihlalin somut, konuya dair ve nesnel biçimde değerlendirilebilir olması, ayrıca ihlalin itiraz eden tarafın rızasını gerçekten etkilediğinin ayrıca kanıtlanması gerekir. Bu kanıt yükü, icranın reddini isteyen taraftadır.

Yetkili makam, taraf talebi olmasa da kendiliğinden iki hususu inceleyebilir: icranın o devletin kamu düzenine aykırı olup olmadığını ve uyuşmazlık konusunun o devlet hukukuna göre arabuluculukla çözümlenmeye elverişli olup olmadığını (m. 5/2). Sempozyumda bu konuya değinen Prof. Dr. Ergun Özsunay, Türk hukukunda iç hukuka ilişkin kamu düzeni ile milletlerarası kamu düzeni kavramlarının tam olarak örtüşmediğini, Yargıtay'ın New York Sözleşmesi bağlamında geliştirdiği dar yorumun Singapur Sözleşmesi uygulamasında da yol gösterici olmasının beklenebileceğini belirtmiştir; insan haklarına aykırılık, terörizm veya kaçakçılıkla bağlantı gibi hâller tipik örnekler olarak anılmıştır.

Kamu düzeni kavramının kapsamı ülkeden ülkeye önemli ölçüde değişir; sempozyumda kavramı geniş yorumlayan hukuk sistemleri ile dar yorumlayan hukuk sistemleri karşılaştırılmıştır. Kavramı dar tutan sistemlerde icra talebinin bu sebeple reddedilmesi istisnai kalırken, geniş yorumlayan sistemlerde ekonomik veya siyasi çıkarlara aykırılık dahi ret gerekçesi sayılabilmektedir. Türk uygulamasında Yargıtay'ın milletlerarası tahkim kararları bakımından geliştirdiği kamu düzeni içtihadı bu iki uç arasında nispeten dar bir çizgi izler; aynı ölçülü yaklaşımın Singapur Sözleşmesi kapsamındaki sulh anlaşmaları için de sürdürülmesi beklenmektedir.

Sözleşme m. 8, taraf devletlere iki çekince imkânı tanır: kendisinin veya kamu kurumlarının taraf olduğu sulh anlaşmalarını kapsam dışı bırakmak; ya da Sözleşmeyi yalnız tarafların yazılı olarak uygulanmasına onay verdiği ölçüde uygulamayı beyan etmek. Türkiye'nin onay sürecinde bu yönde bir çekince koyup koymadığı, güncel onay metnine ve beyanlara bakılarak doğrulanmalıdır.

Türkiye'de İcra Edilebilirlik Şerhi Usulü

6325 sayılı Kanuna 7445 sayılı Kanunla eklenen m. 17/A, Sözleşme kapsamında arabuluculuk sonucu düzenlenen sulh anlaşma belgelerinin Türkiye'de yerine getirilmesi için icra edilebilirlik şerhinin asliye ticaret mahkemesinden alınmasını zorunlu kılar. Şerh alınmadan bu belgelerin doğrudan icraya konulması mümkün değildir.

  1. 1

    Tarafların kararlaştırdığı mahkeme

    Sulh anlaşmasında veya ayrı bir belgede bir mahkeme kararlaştırılmışsa, şerh öncelikle o mahkemeden istenir.

  2. 2

    Karşı tarafın Türkiye'deki yerleşim yeri mahkemesi

    Kararlaştırılmış bir yer yoksa, şerhin istendiği karşı tarafın Türkiye'deki yerleşim yeri mahkemesine başvurulur.

  3. 3

    Karşı tarafın sakin olduğu yer mahkemesi

    Yerleşim yeri belirlenemiyorsa, karşı tarafın Türkiye'de sakin olduğu yer mahkemesi yetkilidir.

  4. 4

    Ankara, İstanbul veya İzmir

    Karşı tarafın Türkiye'de yerleşim yeri veya sakin olduğu bir yer yoksa, başvuru Ankara, İstanbul veya İzmir asliye ticaret mahkemelerinden birine yapılır.

İnceleme, m. 17/A-3 uyarınca dosya üzerinden ve Sözleşme hükümleriyle 6325 sayılı Kanun m. 18'e göre yapılır; mahkeme talebi ret sebepleri açısından değerlendirir, ancak gerekli görürse gerekçesini göstererek duruşma açabilir.

ÖlçütNew York SözleşmesiSingapur Sözleşmesi
KonusuYabancı hakem kararlarıArabuluculuk sonucu sulh anlaşmaları
Ön koşulGeçerli bir tahkim şartı veya sözleşmesi aranırTahkim şartı aranmaz; arabuluculuk yoluyla varılmış olması yeterlidir
TerminolojiTanıma ve tenfizİşlevsel yaklaşım; tanıma ve tenfiz sözcükleri kullanılmaz
Türkiye'de icra usulü4686 sayılı Kanun ve 6100 sayılı Kanun'a göre tenfiz davası6325 sayılı Kanun m. 17/A uyarınca asliye ticaret mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi
Sulh anlaşmasını hakem kararına dönüştürme ihtiyacıKonu zaten hakem kararıdırSözleşme sonrasında zorunlu değildir; taraflar başka nedenlerle yine de bu yolu seçebilir
Singapur Sözleşmesi ile New York Sözleşmesi'nin (1958) karşılaştırılması

Sözleşme öncesinde izlenen, sulh anlaşmasını ayrıca bir hakem kararına dönüştürme yolu, m. 17/A ile Türkiye bakımından zorunlu bir aşama olmaktan çıkmıştır; ancak taraflar başka nedenlerle — örneğin New York Sözleşmesine taraf olup Singapur Sözleşmesine taraf olmayan bir ülkede icra ihtiyacı doğarsa — bu yolu yine de tercih edebilir.

Türk Şirketleri İçin Uygulama Notları

Sınır ötesi ticaret yapan Türk şirketlerinin, arabuluculuk yoluyla uyuşmazlık çözümünü tercih ederken ve süreci yürütürken Sözleşme'nin kanıt ve icra rejimini gözeterek hareket etmesi, olası bir icra ihtiyacında zaman kaybını önler.

  • Dil ve tercüme: anlaşmanın hangi dilde düzenleneceği önceden kararlaştırılmalı; yetkili makamın çeviri istemesi ihtimaline karşı onaylı tercümeye kaynaklık edecek bir nüsha saklanmalıdır.
  • İmza ve kanıt biçimi: arabulucunun anlaşmaya imza koyması en güçlü kanıttır; bu mümkün değilse arabulucunun ayrı bir belgeyle katılımını doğrulaması veya arabuluculuğu yöneten kurumun onayı sağlanmalıdır.
  • Kurum onayı: bir kurum eliyle yürütülen süreçlerde, kurumun düzenlediği süreç onayı, arabulucunun kişisel imzasının bulunmadığı hâllerde kanıt işlevi görür.
  • Temsil yetkisi: temsilci imzasıyla kurulan anlaşmalarda temsil yetkisinin kapsamı ayrıca belgelenmelidir; sempozyumda tartışıldığı üzere temsil yetkisi eksikliği bazı hukuk sistemlerinde m. 5'teki ehliyetsizlik kapsamında değerlendirilebilir.
  • Nüsha yönetimi: yurt dışında icra ihtimali varsa, Türkiye'de icra edilebilirlik şerhi alınmamış bir nüshanın ayrıca saklanması, Sözleşme kapsamındaki değerlendirmeyi kolaylaştırır.
  • Yetkili mahkemenin önceden kararlaştırılması: anlaşmada icra edilebilirlik şerhinin isteneceği mahkeme belirtilirse, m. 17/A'daki basamaklı yetki kuralına başvurmaya gerek kalmaz.

Arabulucunun mesleki sorumluluk sigortası kapsamı da göz önünde bulundurulmalıdır; arabulucudan ayrıca hakemlik rolü üstlenmesi istenecekse bu talebin sigorta kapsamıyla uyumlu olup olmadığı önceden netleştirilmelidir. Anlaşma içeriği hazırlanırken, icranın isteneceği devletin kamu düzenine aykırı düşebilecek düzenlemelerden kaçınılması, m. 5/2'deki resen inceleme riskini azaltır.

Türkiye'deki ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk (TTK m. 5/A), Sözleşme'nin aradığı milletlerarası nitelikten bağımsız, tamamen iç hukuka özgü ayrı bir kurumdur; iki rejim aynı dosyada bir arada bulunmaz. Dava şartı sürecin işleyişi için ticari uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk yazısına bakılabilir.

ATAM İstanbul'da Yabancılık Unsurlu Süreç

ATAM İstanbul, bağımsız bir tahkim ve arabuluculuk merkezi olarak, yabancılık unsuru taşıyan ticari uyuşmazlıklarda ihtiyari arabuluculuk hizmeti sunar. Sürecin Singapur Sözleşmesi'nin başvuru koşullarına uygun biçimde yürütülmesi, ATAM İstanbul Arabuluculuk Kuralları çerçevesinde ve tarafların iradesiyle şekillenir.

  • Dil: ATAM İstanbul Arabuluculuk Kuralları m. 10 uyarınca süreç esas olarak Türkçe yürütülür; tarafların yazılı muvafakatiyle İngilizce veya başka bir dilde de yürütülebilir.
  • Çevrimiçi ve hibrit toplantı: m. 11/3 uyarınca taraflar farklı ülkelerde yerleşikse görüşmeler çevrimiçi veya hibrit olarak planlanabilir.
  • Arabulucu seçimi: m. 6 uyarınca yabancılık unsuru taşıyan dosyalarda ek dil yeterliliği aranır; taraflar ortak bir arabulucu üzerinde de anlaşabilir.
  • Süreç onayı: ATAM İstanbul sekreteryası, arabuluculuk sürecinin yürütüldüğünü doğrulayan bir onay düzenleyerek Sözleşme'nin m. 4'teki kanıt gereksinimini karşılar.

İhtiyari başvuruda ATAM İstanbul Arabuluculuk Kuralları m. 4/4 uyarınca ücret avansı yatırılır; ticari uyuşmazlıklarda bu avans 5.000 TL'dir, yalnız arabulucu ücretine ilişkindir ve süreç sonunda hesaplanan ücrete mahsup edilir. Başvuru ihtiyari arabuluculuk başvurusu sihirbazıyla çevrimiçi oluşturulur; dosyanın hangi çözüm yoluna uygun olduğunu önceden değerlendirmek isteyen taraflar randevu sayfasından 30 dakikalık ücretsiz ön görüşme talep edebilir, hukuki temsil ihtiyacı olanlar çözüm ortağı avukatlara yönlendirilebilir. Kuralların tam metni ATAM İstanbul Arabuluculuk Kuralları sayfasındadır.

Arabuluculuk safhası anlaşmasız biterse, Med-Arb hizmeti çerçevesinde aynı dosya bütünlüğü içinde tahkime geçilebilir; tahkime geçişten sonraki aşama ATAM İstanbul Tahkim Kuralları'na tabidir ve bu yolla verilen bir karar yabancı bir ülkede New York Sözleşmesi kapsamında icra edilebilir. Böylece Singapur Sözleşmesi ile New York Sözleşmesi, sınır ötesi uyuşmazlıklarda tarafların seçebileceği tamamlayıcı iki güzergâh sunar.

Sıkça Sorulan Sorular

Singapur Sözleşmesi Türkiye'de ne zaman yürürlüğe girdi?

Türkiye, Sözleşmeyi 7 Ağustos 2019'da Singapur'daki imza törenine katılan devletler arasında ilk gün imzaladı. TBMM, 7282 sayılı Kanunla onaylanmasını 25 Şubat 2021'de uygun buldu; Sözleşme 3866 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla onaylandı ve Türkiye bakımından 11 Nisan 2022 tarihinde yürürlüğe girdi. Milletlerarası düzeyde yürürlük tarihi ise en az üç devletin onayının ardından 12 Eylül 2020'dir; bu iki tarih birbirinden farklı kavramlardır ve karıştırılmamalıdır.

Singapur Sözleşmesi hangi anlaşmaları kapsar?

Sözleşme, arabuluculuk sonucunda varılan, yazılı, ticari bir uyuşmazlığı çözen ve akdedildiği anda milletlerarası nitelik taşıyan sulh anlaşmalarını kapsar. Milletlerarası nitelik, tarafların işyerlerinin farklı devletlerde bulunmasıyla ya da yükümlülüklerin ifa edileceği veya uyuşmazlıkla en sıkı ilişkili devletin taraflardan birinin işyerinden farklı olmasıyla belirlenir. Tüketici işlemleri, aile, miras ve iş hukukuna dayalı anlaşmalar ile mahkeme önünde yapılıp mahkeme kararı gibi icra edilen veya hakem kararı olarak kaydedilen anlaşmalar kapsam dışıdır.

Sözleşme kapsamındaki bir anlaşmanın icrası için hangi belgeler gerekir?

m. 4 uyarınca yalnızca iki unsur aranır: taraflarca imzalanmış yazılı sulh anlaşması ve bu anlaşmanın arabuluculuk sonucunda ortaya çıktığına dair kanıt. Kanıt olarak arabulucunun anlaşmadaki imzası, arabulucunun ayrıca imzaladığı bir belge, arabuluculuğu yöneten kurumun onayı veya yetkili makamın kabul edeceği başka bir belge kullanılabilir. Anlaşma elektronik ortamda düzenlenmiş ve elektronik imzalı olabilir; yetkili makam gerekirse onaylı çeviri isteyebilir.

Türkiye'de icra edilebilirlik şerhi hangi mahkemeden alınır?

6325 sayılı Kanun m. 17/A uyarınca şerh öncelikle tarafların kararlaştırdığı yer mahkemesinden istenir. Kararlaştırılmış bir yer yoksa sırasıyla karşı tarafın Türkiye'deki yerleşim yeri mahkemesi, sakin olduğu yer mahkemesi yetkilidir; bunların hiçbiri yoksa başvuru Ankara, İstanbul veya İzmir asliye ticaret mahkemelerinden birine yapılır. İnceleme kural olarak dosya üzerinden yapılır; mahkeme gerekli görürse gerekçesini göstererek duruşma açabilir.

Bir mahkeme icra talebini hangi hâllerde reddedebilir?

m. 5'te sayılan sebepler sınırlıdır: taraf ehliyetsizliği, anlaşmanın geçersiz ya da bağlayıcı/nihai olmaması, sonradan değiştirilmiş olması, yükümlülüklerin belirsizliği veya ifa edilmiş olması, icranın anlaşma şartlarına aykırılığı, arabulucu standartlarının ağır ihlali ve tarafsızlık şüphesinin açıklanmaması. Ayrıca yetkili makam kendiliğinden, icranın kamu düzenine aykırı olduğunu veya konunun arabuluculukla çözümlenmeye elverişli olmadığını inceleyebilir. Bu sebeplerin dışında bir gerekçeyle icra reddedilemez; ispat yükü kural olarak icraya itiraz eden taraftadır.

Singapur Sözleşmesi ile New York Sözleşmesi arasındaki fark nedir?

New York Sözleşmesi yabancı hakem kararlarının icrasını düzenler ve geçerli bir tahkim şartı veya sözleşmesi arar; Singapur Sözleşmesi arabuluculuk sonucu sulh anlaşmalarını konu alır ve tahkim şartı aranmaz. New York Sözleşmesi tanıma ve tenfiz kavramlarını kullanırken, Singapur Sözleşmesi bu sözcükleri bilinçli olarak kullanmaz ve işlevsel bir yaklaşımla anlaşmanın yükümlülük doğurduğunu esas alır. Türkiye'de icra usulü de farklıdır: hakem kararları 4686 sayılı Kanun'a göre tenfiz edilirken, Sözleşme kapsamındaki sulh anlaşmaları 6325 sayılı Kanun m. 17/A uyarınca icra edilebilirlik şerhiyle uygulanır.

Arabuluculuk anlaşmasını hakem kararına dönüştürmek hâlâ gerekli mi?

Sözleşme öncesinde, yabancı ülkede icra imkânı arayan taraflar sıklıkla sulh anlaşmasını ayrı bir hakem kararına dönüştürüyordu; bu yol ek işbirliği, zaman ve maliyet gerektiriyor, bazı arabulucular ise sigorta kapsamı nedeniyle hakemlik rolünü üstlenmek istemiyordu. Sözleşme'nin taraf olduğu bir ülkede icra hedefleniyorsa bu dönüşüme artık gerek yoktur. Buna karşılık icra hedeflenen ülke Sözleşmeye taraf değilse ve New York Sözleşmesine tabiyse, hakem kararına dönüştürme yolu hâlâ bir seçenek olarak değerlendirilebilir.

Kamu düzenine aykırılık her ülkede aynı ölçüde mi değerlendirilir?

Hayır. Kamu düzeni kavramının içeriği ülkeden ülkeye değişir; bazı hukuk sistemleri kavramı geniş yorumlayarak ekonomik veya siyasi çıkarlara aykırılığı dahi ret gerekçesi sayarken, bazı sistemler kavramı yalnız temel usul ve ahlak kurallarının ihlaliyle sınırlı tutar. Türk uygulamasında Yargıtay'ın milletlerarası tahkim kararları bakımından geliştirdiği dar yorum, sempozyumda dile getirildiği üzere Singapur Sözleşmesi kapsamındaki sulh anlaşmaları için de yol gösterici kabul edilmektedir; insan haklarına aykırılık, terörizm veya kaçakçılıkla bağlantı gibi hâller tipik örnekler olarak anılmaktadır.

Mevzuat ve Kaynaklar

  • 7282 sayılı Kanun

    Arabuluculuk Sonucunda Yapılan Milletlerarası Sulh Anlaşmaları Hakkında Birleşmiş Milletler Konvansiyonunun Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun; TBMM kabul tarihi 25 Şubat 2021.

  • 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17/A ve m. 18

    Milletlerarası sulh anlaşma belgelerinin icrası (m. 17/A, ek: 7445 sayılı Kanun) ve tarafların anlaşması ile icra edilebilirlik şerhi (m. 18) — RG 22.06.2012/28331.

  • Resmî Gazete — 7282 sayılı Kanunun yayımı

    Sözleşmenin onaylanmasının uygun bulunduğuna dair Kanunun Resmî Gazete'de yayımı; onay süreci 3866 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla tamamlanmıştır.

  • UNCITRAL — Singapore Convention on Mediation

    Sözleşmenin resmî metni, imzacı ve taraf devlet listesi, model kanun ve hazırlık çalışmaları belgeleri.

  • Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı

    Arabulucu sicili, dava şartı arabuluculuk büroları ve milletlerarası mevzuata ilişkin resmî duyurular.

  • T.C. Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü, Singapur Sözleşmesi'nin Arabuluculuk Üzerine Yansımaları Sempozyumu (2019)

    UNCITRAL Çalışma Grubu 2 üyeleri ve Türk hukukçuların katılımıyla düzenlenen sempozyum kitabı; Sözleşme'nin hazırlanış süreci, kapsamı, m. 5 red sebepleri ve Türkiye Modeli üzerine tebliğler.

  • ATAM İstanbul Arabuluculuk Kuralları

    Yabancılık unsurlu dosyalarda dil, çevrimiçi toplantı ve ücret avansı esasları (m. 4/4, m. 6, m. 10, m. 11/3).

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut uyuşmazlığa ilişkin hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve tarifeler değişebilir; yürürlükteki metinler esastır.

Ön Değerlendirme

Uyuşmazlığınız için ön değerlendirme talep edin

Uyuşmazlığınızın arabuluculuğa elverişli olup olmadığını, izlenebilecek yolu ve süreleri birlikte değerlendiriyoruz. Talebiniz ATAM İstanbul sekreteryasına iletilir.

  • Bir iş günü içinde dönüş
  • Paylaştığınız bilgiler gizli tutulur
  • Dilerseniz 30 dakikalık ücretsiz ön görüşme

Ön değerlendirme ücretsizdir ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.

İlgili Yazılar