İş sözleşmesi feshedilen ve feshin geçerli bir sebebe dayanmadığını düşünen işçi, 2018'den bu yana doğrudan dava açamaz; önce arabulucuya başvurmak zorundadır. 4857 sayılı İş Kanunu m. 20 bu başvuru için fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir aylık süre öngörür; süreç anlaşmayla sonuçlanmazsa dava, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde açılır. İki süre de kısadır ve geçirildiğinde hakkın düşmesine yol açar.
İşe iade talebini diğer işçi-işveren uyuşmazlıklarından ayıran ikinci özellik anlaşmanın içeriğidir: taraflar işçinin işe başlatılması konusunda anlaşırsa işe başlatma tarihini, boşta geçen süre ücretini ve işe başlatmama tazminatını parasal olarak belirlemek zorundadır; biri eksik kalırsa kanun anlaşmayı yapılmamış sayar. Bu yazı; iş güvencesi kapsamını, bir aylık başvuru süresini, büro görevlendirmesini, üç haftalık süreci, anlaşmanın zorunlu kalemlerini, anlaşamama hâlinde dava yolunu ve 2026 ücret rejimini sırasıyla ele alır; sonunda ATAM İstanbul'un bu süreçteki yerini açıklar. Arabuluculuğun genel işleyişi için arabuluculuk rehberi ayrıca okunabilir.
İş Güvencesi Kapsamı ve Geçerli Sebep
İşe iade talebi, iş güvencesi hükümlerinden yararlanan işçilere tanınmış bir imkândır. 4857 sayılı İş Kanunu m. 18 uyarınca işveren, otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini ancak işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanarak feshedebilir. Başvurudan önce şu dört koşul birlikte değerlendirilir:
- İşçi sayısı: İşyerinde otuz veya daha fazla işçi çalıştırılmalıdır; işverenin aynı işkolunda birden fazla işyeri varsa toplam sayı esas alınır (m. 18/4). Fesih tarihindeki bordrolu işçiler sayılır; belirli ve kısmi süreli çalışanlar dâhildir.
- Kıdem: Fesih bildiriminin tebliği tarihinde en az altı aylık kıdem bulunmalıdır; aynı işverenin farklı işyerlerinde geçen süreler birleştirilir. Yer altı işlerinde kıdem şartı aranmaz.
- Sözleşme türü: İş sözleşmesi belirsiz süreli olmalıdır; belirli süreli sözleşmenin süre sonunda sona ermesi işe iade talebine konu olmaz.
- İşveren vekili istisnası: İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü yöneten ve işçi alma-çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri iş güvencesinden yararlanamaz (m. 18/son). Unvan tek başına belirleyici değildir; fiilî yetki incelenir.
Feshin usulü m. 19'da düzenlenmiştir: işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve sebebi açık ve kesin biçimde belirtmek zorundadır; işçinin davranışı veya verimiyle ilgili fesihten önce savunması alınır, m. 25/II kapsamındaki haklı fesih hâlleri saklıdır. Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir; işçi feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ediyorsa bunu kendisi ispat eder (m. 20/2).
Sendika üyeliği, hak aramak için idari veya adli makamlara başvurmak, cinsiyet, hamilelik, doğum, din ve siyasi görüş gibi nedenler ile hastalık nedeniyle bekleme süresinde işe gelmemek geçerli sebep oluşturmaz (m. 18/3). İş güvencesi kapsamı dışında kalan işçi işe iade isteyemez; fesih hakkının kötüye kullanıldığı hâllerde bildirim süresinin üç katı tutarında kötü niyet tazminatı talep edebilir (m. 17). Bu talep de işçilik alacağı olarak dava şartı arabuluculuğa tabidir; ayrıntı için işçilik alacaklarında arabuluculuk yazısına bakılabilir.
Bir Aylık Başvuru Süresi ve Tebliğ Tarihi
4857 sayılı İş Kanunu m. 20/1 uyarınca iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiasıyla, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak zorundadır. Süre hak düşürücü niteliktedir: geçirilmesi hâlinde işe iade talebi mahkeme önünde dinlenmez. Bu nedenle sürecin ilk kilit tarihi, fesih bildiriminin işçiye ulaştığı gündür.

Tebliğ tarihinin belirlenmesinde m. 109 esas alınır: bildirimler ilgiliye yazılı olarak ve imza karşılığında yapılır; imzalanmazsa durum o yerde tutanakla tespit edilir. Fesih bildirimi karşı tarafa ulaştığı anda hüküm doğurur; işçinin bildirimi fiilen okuduğu gün değil, bildirimin ulaştığı gün süreyi başlatır. Bildirim süresi verilerek yapılan fesihte de bir aylık süre, bildirim süresinin sonundan değil fesih bildiriminin tebliğinden itibaren hesaplanır.
Arabuluculuk bürosu ve arabulucu bu süreyi kendiliğinden dikkate alamaz. Bir ay geçtikten sonra yapılan başvuru da kabul edilir, süreç yürütülür ve taraflar anlaşırsa anlaşma belgesi düzenlenebilir. Ancak anlaşma sağlanamaz ve dava açılırsa, başvurunun süresinde yapılmadığını mahkeme resen gözetir. Geç başvuru arabuluculuk sürecini değil, sonrasındaki dava yolunu kapatır.
Arabulucuya başvurmadan doğrudan dava açılırsa dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir ve ret kararı taraflara resen tebliğ edilir. Kesinleşen ret kararının resen tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabilir (m. 20/1). Kanun böylece yanlış yola giren işçiye ikinci bir imkân tanır; ancak bu sürenin de kısa olduğu ve kesinleşme ile tebliğ tarihlerinin izlenmesi gerektiği unutulmamalıdır.
Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez (6325 sayılı HUAK m. 18/A-15). Süresinde büroya başvuran işçi, süreç bir hafta uzatılsa bile dava hakkını bu sebeple yitirmez; iki haftalık dava süresi son tutanakla ayrıca başlar.
Büroya Başvuru ve Arabulucunun Görevlendirilmesi
İşe iade talebi dava şartı arabuluculuk kapsamındadır (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/1). Başvuru; karşı tarafın, karşı taraf birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna, büro kurulmayan yerlerde görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne yapılır (m. 3/5). Başvuran, kendisine ve elinde bulunması hâlinde karşı tarafa ait iletişim bilgilerini büroya verir; büro resmî kayıtları araştırmaya da yetkilidir.
Arabulucu, adalet komisyonlarına bildirilen listeden büro tarafından belirlenir; ancak taraflar listede yer alan bir arabulucu üzerinde anlaşmışsa o arabulucu görevlendirilir (m. 3/6). Liste dışından görevlendirme mümkün değildir; iş hukukunda uzmanlık eğitimi almış belirli bir arabulucu tercih ediliyorsa bu tercih büroya birlikte bildirilir.
Görevlendirilen arabulucu, büronun verdiği iletişim bilgilerini esas alarak tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder; avukatı bulunsa bile asıl tarafı da bilgilendirir ve bu işlemleri belgeye bağlar (6325 sayılı HUAK m. 18/A-7). Davet mektubu, kısa mesaj, e-posta ve telefon birlikte kullanılabilir; davete yanıt verilmemesi süreci durdurmaz.
Büronun yetkisine itiraz en geç ilk toplantıda, yerleşim yeri ve işin yapıldığı yere ilişkin belgelerle yapılır; sulh hukuk mahkemesi harç alınmaksızın dosya üzerinden yetkili büroyu kesin olarak belirler. İtiraz reddedilirse aynı arabulucu yeniden görevlendirilir ve süreler yeni görevlendirmeden başlar; kabul edilirse kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurulabilir ve yetkisiz büroya başvuru tarihi, yetkili büroya başvuru tarihi sayılır (m. 3/9). Böylece yetki hatası bir aylık sürenin kaçırılmasına yol açmaz.
Asıl işveren-alt işveren ilişkisinde işe iade talebi her iki işvereni de ilgilendirir. 7036 sayılı Kanun'un, anlaşma için işverenlerin görüşmelere birlikte katılmasını ve iradelerinin uyuşmasını arayan m. 3/15 hükmü, Anayasa Mahkemesi'nin 3.6.2025 tarihli ve E. 2024/157, K. 2025/121 sayılı kararıyla iptal edilmiştir. Bununla birlikte asıl işveren, 4857 sayılı İş Kanunu m. 2 uyarınca alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumlu olduğundan, başvuruda her iki işverenin de karşı taraf olarak gösterilmesi uygulamada önemini korur.
- 1
Büroya başvuru
Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde yetkili büroya işe iade talebiyle başvurulur; iletişim bilgileri ve varsa tercih edilen arabulucu bildirilir.
- 2
Görevlendirme
Büro listeden arabulucu görevlendirir; taraflar bir arabulucu üzerinde anlaşmışsa o arabulucu atanır. Üç haftalık süre görevlendirme tarihinden işler.
- 3
Davet ve ilk toplantı
Arabulucu tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder; toplantıya bizzat, kanuni temsilci veya avukat aracılığıyla katılınır.
- 4
Müzakere
İşe başlatma, boşta geçen süre ücreti, tazminat ve varsa diğer alacaklar gizlilik içinde müzakere edilir.
- 5
Son tutanak
Süreç anlaşma, anlaşamama, ulaşılamama veya katılmama sonuçlarından biriyle kapatılır; arabulucu son tutanağı düzenleyip büroya bildirir.
Üç Haftalık Süreç, Gizlilik, Katılım ve Ücret
Arabulucu, başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır; süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir (6325 sayılı HUAK m. 18/A-9). Süre, tarafların anlaşma iradesi bulunsa bile aşılamaz; müzakerenin tamamlanmadığı dosyalarda son tutanak anlaşamama sonucuyla düzenlenir, taraflar dilerse ihtiyari arabuluculukta görüşmeye devam eder.
Görüşmelere taraflar bizzat, kanuni temsilcileri veya avukatları aracılığıyla katılabilir. İşverenin yazılı belgeyle yetkilendirdiği çalışanı da işvereni temsil edebilir ve son tutanağı imzalayabilir (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m. 3/18); yetki belgesinin noter onaylı olması şart değildir. Uzman kişiler müzakerelerde hazır bulundurulabilir. Toplantılar, aksi kararlaştırılmadıkça, arabulucuyu görevlendiren büronun bağlı olduğu adalet komisyonunun yetki alanında yürütülür; taraflar farklı yerlerdeyse görüşme çevrimiçi de yapılabilir.
Gizlilik
Aksi kararlaştırılmadıkça arabulucu, süreçte edindiği bilgi ve belgeleri gizli tutmakla yükümlüdür; taraflar ve görüşmelere katılan diğer kişiler de gizliliğe uymak zorundadır (HUAK m. 4). Arabuluculuk daveti, tarafların görüş ve teklifleri, bir vakıanın veya iddianın kabulü ve yalnızca arabuluculuk için hazırlanan belgeler, sonradan açılacak işe iade davasında delil olarak ileri sürülemez ve bunlar hakkında tanıklık yapılamaz (m. 5). Gizliliği ihlal ederek bir kişinin hukuken korunan menfaatini zarara uğratan kişi, şikâyet üzerine altı aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılır (m. 33). Bu güvence, toplantıda dile getirilen bir teklifin veya kabulün davada aleyhe kullanılmasını önler.
İlk toplantıya katılmamanın sonucu
Taraflardan biri geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmazsa bu durum son tutanakta belirtilir. Katılmayan taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur; lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir (HUAK m. 18/A-11). Bu rejim, Anayasa Mahkemesi'nin 14.03.2024 tarihli ve E. 2023/160, K. 2024/77 sayılı iptal kararı üzerine 7531 sayılı Kanun'la getirilmiştir; 2024 öncesindeki yargılama giderinin tamamı ve vekâlet ücretinden yoksunluk kuralı artık uygulanmaz. Her iki taraf da katılmazsa yargılama giderleri tarafların üzerinde bırakılır. Ayrıntı için toplantıya katılmamanın sonuçları yazısına bakılabilir.
Ücret rejimi (AAÜT 2026)
Dava şartı arabuluculukta arabulucu taraflardan masraf isteyemez (2026 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi m. 2/4). Taraflara ulaşılamaması, katılmama veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda anlaşılamaması hâllerinde iki saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir; iki saati aşan kısım aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit karşılanır ve bu ücret yargılama giderlerinden sayılır (HUAK m. 18/A-13). 2026 tarifesinde işçi-işveren uyuşmazlıklarında iki taraflı dosyalar için saatlik ücret 1.130 TL'dir.
Anlaşma hâlinde ücret, Tarifenin İkinci Kısmına göre aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit ödenir ve iki saatlik ücretten az olamaz (HUAK m. 18/A-12); 2026 tarifesi ayrıca 9.000 TL'lik bir alt sınır getirir. İşe iadeye özgü kural 7036 sayılı Kanun m. 3/13'tedir: ücretin belirlenmesinde işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer hakların toplamı, üzerinde anlaşılan miktar kabul edilir. İkinci Kısım oranı bu toplamın ilk 600.000 TL'si için %6'dır ve tutar büyüdükçe kademeli olarak düşer; tahmini hesap için arabuluculuk ücreti hesaplama aracı kullanılabilir. Taraflardan birinin aynı olduğu ve bir ay içinde başvurulan en az on uyuşmazlıkta anlaşma ücreti dosya başına 6.000 TL'dir.
Anlaşma Hâlinde Üç Zorunlu Kalem
İşe iade talebinde arabuluculuk anlaşması, kanunla belirlenmiş asgari bir içeriğe bağlıdır. 4857 sayılı İş Kanunu m. 21'e 7036 sayılı Kanun'la eklenen fıkra uyarınca taraflar, işçinin işe başlatılması konusunda anlaşırlarsa üç hususu belirlemek zorundadır: işe başlatma tarihi, boşta geçen süre için ödenecek ücret ve diğer hakların parasal miktarı ile işe başlatılmama hâlinde ödenecek tazminatın parasal miktarı. Biri eksik kalırsa anlaşma sağlanamamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenir; taraflar anlaştıklarını düşünse bile hukuken anlaşamama sonucu doğar ve iki haftalık dava süresi işlemeye başlar.
| Kalem | Yasal çerçeve (4857 sayılı İş Kanunu m. 21) | Anlaşma belgesinde belirlenecek husus |
|---|---|---|
| İşe başlatma tarihi | Mahkeme yolunda işveren, işçinin başvurusundan itibaren bir ay içinde işe başlatmak zorundadır; anlaşmada tarihi taraflar kararlaştırır. | Kesin takvim tarihi; gerekirse işyeri, pozisyon ve çalışma koşulları. |
| Boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar | Kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmayan süre için en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklar (m. 21/3); dava tarihindeki ücret esas alınır (m. 21/4). | Kaç aylık ücretin ödeneceği ve parasal tutarı; brüt-net ayrımı; ödeme tarihi. |
| İşe başlatmama tazminatı | Başvuruya rağmen bir ay içinde işe başlatılmazsa en az dört, en çok sekiz aylık ücret tutarında tazminat (m. 21/1-2). | İşe başlatılmama hâlinde ödenecek tazminatın parasal tutarı ve vadesi. |
Kanun ay sayısını değil tazminatın ve ücretin parasal miktarını ister; uygulamada tutar anlaşma belgesine rakam ve yazıyla, ödeme tarihi ve hesap bilgisiyle yazılır. Mahkeme yolunda tazminat dava tarihindeki ücret esas alınarak belirlendiğinden, müzakerede de fesih tarihindeki brüt ücret, yan haklar ve kıdem gözetilir. Adalet Bakanlığı'nın uzmanlık eğitimi kitabında aktarılan Yargıtay uygulamasına göre mahkemeler işe başlatmama tazminatını altı ay ile beş yıl arası kıdemde dört, beş ile on beş yıl arası kıdemde beş, on beş yılı aşan kıdemde altı aylık ücret olarak belirlemekte ve fesih sebebine göre sekiz aya kadar çıkarmaktadır (Yarg. 9. HD., 13.12.2010, E. 2009/41876 K. 2010/37463). Bu ölçüt müzakerede makul aralığı gösterir.
İşçi kararlaştırılan tarihte işe başlamazsa fesih geçerli hâle gelir; işveren yalnızca geçerli feshin sonuçlarından, yani varsa kıdem ve ihbar tazminatı ile ödenmemiş alacaklardan sorumlu olur, boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı istenemez. İşveren kararlaştırılan tarihte işçiyi işe başlatmazsa belgede belirlenen kalemler muaccel olur; belge ilam niteliği taşıyorsa doğrudan ilamlı icraya konu edilir.
İşe başlatmama üzerinde anlaşma
Zorunlu kalem kuralı, işçinin işe başlatılması konusunda anlaşılan hâller içindir. Taraflar işçinin işe başlatılmaması konusunda da anlaşabilir; bu hâlde işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretinin parasal miktarı belirlenerek anlaşma belgesi düzenlenir. Aynı belgede kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve fazla çalışma gibi alacaklar da düzenlenebilir; böylece tüm hesap tek belgede kapatılır. Adalet Bakanlığı'nın anlaşma belgesi örneği bu iki durumu ayrı ayrı şablonlaştırır.
Vergi ve sigorta primi kesintileri
Belgede tutarların brüt mü net mi olduğu açıkça yazılmalıdır; kalemlerin kesinti rejimi farklıdır. Adalet Bakanlığı'nın uzmanlık eğitimi kitabında aktarılan esaslara göre:
- İşe başlatmama tazminatı: sigorta primi ve gelir vergisi kesilmez; yalnızca damga vergisine tabidir.
- Boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar: ücret niteliğindedir; gelir vergisi, damga vergisi ve sigorta primi kesintisine tabidir; süre kıdeme bağlı hakların hesabına eklenir.
- Kıdem tazminatı yalnızca damga vergisine, ihbar tazminatı gelir ve damga vergisine tabidir; ikisinde de sigorta primi kesilmez.
- Ücret, fazla çalışma, genel tatil ve yıllık izin ücreti: gelir vergisi, damga vergisi ve sigorta primi kesintisine tabidir.
Kitapta, dört aylık süre içinde ödenmiş işsizlik ödeneğinin Kuruma iadesine ilişkin bir düzenlemeden de söz edilir; işçinin ödenek alıp almadığı müzakerede dikkate alınmalıdır. İşçi işe başlatılırsa, fesih sırasında peşin ödenen bildirim süresi ücreti ile kıdem tazminatı yapılacak ödemeden mahsup edilir (m. 21/5).
İcra gücü bakımından işe iade dosyaları genel kurala tabidir: taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, şerh aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır (6325 sayılı HUAK m. 18/4); avukat imzası yoksa arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi alınır (m. 18/2). Anlaşılan hususlarda dava açılamaz (m. 18/5). Belgenin yazımı anlaşma belgesi ve icra edilebilirlik şerhi yazısında ayrıntılı anlatılmıştır.
Anlaşamama, Son Tutanak ve İki Haftalık Dava Süresi
Arabulucu; taraflara ulaşılamaması, katılmama, anlaşma veya anlaşamama hâllerinde faaliyeti sona erdirir, son tutanağı düzenler ve durumu derhâl büroya bildirir (6325 sayılı HUAK m. 18/A-10). Son tutanak arabulucu, taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatlarınca imzalanır; taraflar imzalamazsa sebebi belirtilerek yalnız arabulucu imzalar (m. 17/2). Tutanağa sonuç dışında nelerin yazılacağına taraflar karar verir; müzakere içeriğinin tutanağa geçirilmemesi gizlilik ilkesinin gereğidir.
Anlaşamama hâlinde dava, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde açılır; taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede özel hakeme de götürülebilir (4857 sayılı İş Kanunu m. 20/1). Süre tutanağın tebliğinden değil düzenlendiği tarihten işler; son toplantıya katılmayan tarafın tutanak tarihini büro veya arabulucudan öğrenmesi gerekir. Son gün resmî tatile rastlarsa süre, tatili izleyen ilk iş günü çalışma saati sonunda biter.
Davacı, anlaşamamaya ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu onaylı örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Eklenmemişse mahkeme, tutanağın bir haftalık kesin süre içinde sunulmasını, aksi hâlde davanın usulden reddedileceğini ihtar eder; ihtarın gereği yerine getirilmezse dilekçe karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın dava usulden reddedilir. Arabulucuya hiç başvurulmadan dava açıldığı anlaşılırsa dava, dava şartı yokluğundan doğrudan usulden reddedilir (HUAK m. 18/A-2).
- Son tutanağın düzenlendiği gün: iki haftalık dava süresi başlar.
- İki hafta içinde: iş mahkemesinde dava açılır veya taraflar anlaşmışsa özel hakeme başvurulur; dilekçeye son tutanak eklenir.
- Yargılama: dava ivedilikle sonuçlandırılır; istinaf üzerine bölge adliye mahkemesi kesin olarak karar verir, temyiz yolu kapalıdır (m. 20/3; 7036 sayılı Kanun m. 8).
- Kesinleşen kararın tebliğinden itibaren on iş günü içinde: işçi işe başlamak için işverene başvurur; başvurmazsa fesih geçerli sayılır.
- Başvurudan itibaren bir ay içinde: işveren işçiyi işe başlatır ya da kararda belirlenen tazminatı ve boşta geçen süre ücretini öder.
Mahkeme feshin geçersizliğine karar verirken işçinin işe başlatılmaması hâlinde ödenecek tazminatı da belirler; tazminat en az dört, en çok sekiz aylık ücret tutarındadır ve çalıştırılmayan süre için en çok dört aya kadar ücret ve diğer haklar ödenir (m. 21). Arabuluculukta belirlenen üç kalem, mahkeme kararının hüküm fıkrasındaki kalemlerin aynısıdır; fark, tutarı mahkemede hâkimin, arabuluculukta tarafların belirlemesidir.
Sık Yapılan Hatalar ve Kontrol Listesi
İşe iade süreçlerinde sonucu çoğu zaman uyuşmazlığın esası değil usul eksiklikleri belirler. Aşağıdaki liste en sık karşılaşılan eksiklikleri bir arada sunar; hazırlık için arabuluculuğa hazırlık rehberi ayrıca yol gösterir.
- Fesih bildiriminin tebliğ tarihi belgelenmiş; bir aylık süre bu tarihten hesaplanmıştır.
- Başvuru, karşı tarafın yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki büroya yapılmıştır.
- Başvuruda işe iade talebi açıkça yazılmış; alt işveren ilişkisi varsa her iki işveren de gösterilmiştir.
- İş güvencesi koşulları (otuz işçi, altı ay kıdem, belirsiz süreli sözleşme, işveren vekili olmama) fesih tarihi itibarıyla değerlendirilmiştir.
- İlk toplantıya katılım sağlanmış; katılamama hâlinde geçerli mazeret belgelenmiştir.
- İşveren temsilcisinin yazılı yetki belgesi ve anlaşma yetkisinin sınırı netleştirilmiştir.
- İşe başlatma yönündeki anlaşmada üç kalem parasal tutarlarıyla yazılmıştır.
- Tutarların brüt mü net mi olduğu, ödeme tarihi ve hesap bilgisi belgede yer almıştır.
- Anlaşma belgesi taraflar, avukatlar ve arabulucu tarafından birlikte imzalanmış ya da şerh planlanmıştır.
- Anlaşamama hâlinde son tutanağın tarihi kaydedilmiş, iki haftalık dava süresi takvime işlenmiş ve dilekçeye tutanak eklenmiştir.
ATAM İstanbul'da İzlenecek Yol
Dava şartı arabuluculuk süreçleri adliye arabuluculuk büroları eliyle yürütülür; ATAM İstanbul bu görevlendirmenin yerine geçmez. Bağımsız bir tahkim ve arabuluculuk merkezi olarak ATAM İstanbul; ihtiyari arabuluculuk, Med-Arb ve tahkim süreçlerini kendi yönetmeliklerine dayalı, tarafsız, gizli ve öngörülebilir bir çerçevede yürütür. İşe iade uyuşmazlığında bu çerçeve üç noktada devreye girer.
- Ön değerlendirme: Fesih bildirimini alan işçi veya fesih kararı veren işveren, randevu sayfasından 30 dakikalık ücretsiz ön görüşme talep edebilir. Görüşmede iş güvencesi koşulları, sürelerin durumu ve dosyanın dava şartı sürece mi ihtiyari çözüme mi uygun olduğu değerlendirilir; hukuki temsil için çözüm ortağı avukatlara yönlendirme yapılabilir.
- Panel arabulucusunun görevlendirilmesi: 7036 sayılı Kanun m. 3/6 uyarınca taraflar listedeki bir arabulucu üzerinde anlaşırsa büro o arabulucuyu görevlendirir. Sicile kayıtlı ve listede yer alan bir ATAM İstanbul panel arabulucusu üzerinde anlaşan taraflar bu tercihi büroya bildirir; süreç yine büronun dosyasında ve kanuni süreler içinde yürütülür.
- İhtiyari arabuluculuk ve Med-Arb: Dava şartı süreç anlaşmasız bitmişse veya taraflar süreyle sınırlı olmayan bir müzakere istiyorsa, ihtiyari arabuluculuk başvurusu çevrimiçi oluşturulur ve sekreterya karşı tarafı davet eder. Özel hakem yolunu tercih eden taraflar için ATAM İstanbul Med-Arb Kuralları, arabuluculuk safhası anlaşmasız biterse aynı dosya bütünlüğü içinde tahkime geçişi düzenler; özel hakeme başvuru da iki haftalık dava süresi içinde yapılır.
İhtiyari başvuruda ATAM İstanbul Arabuluculuk Kuralları m. 4/4 uyarınca ücret avansı yatırılır; işe iade ve işçilik alacakları gibi diğer uyuşmazlık türlerinde avans 3.500 TL'dir. Avans yalnız arabulucu ücretine ilişkindir, süreç sonunda hesaplanan ücrete mahsup edilir ve iade edilmez; tek istisna, sürecin ATAM İstanbul'dan veya arabulucudan kaynaklanan bir sebeple hiç başlatılmamasıdır. Masraflar ayrı kalemdir, kullanılmayan kısmı iade edilir. İhtiyari süreçte azami süre yoktur; takvim taraflarla belirlenir, oturumlar fiziki veya çevrimiçi planlanır. Kuralların tam metni ATAM İstanbul Arabuluculuk Kuralları sayfasındadır.

