Arabuluculuk sürecinin anlaşmayla sona ermesi uyuşmazlığı kendiliğinden ortadan kaldırmaz; sonucu taşıyan metin anlaşma belgesidir. Belge ne yazıyorsa taraflar onunla bağlıdır; ne yazmıyorsa mahkeme ya da icra dairesi onu tamamlamaz. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK), bu belgeyi mahkeme kararı gibi icra edilebilir kılan iki yol tanır: mahkemeden alınan icra edilebilirlik şerhi (m. 18/2) ve tarafların, avukatlarının ve arabulucunun birlikte imzası (m. 18/4). İki yolun da işleyebilmesi, belgenin içeriğine ve yazımına bağlıdır.
Bu yazı; son tutanak ile anlaşma belgesi arasındaki farkı, belgenin zorunlu ve önerilen içeriğini, cebri icraya elverişli yazım kurallarını, hangi imzaların şerh ihtiyacını ortadan kaldırdığını, şerhin hangi mahkemeden nasıl alınacağını, 2023 ve 2024 değişiklikleriyle gelen zorunlu şerh hâllerini ve ilamlı icra aşamasını taraflar ve avukatlar için tek metinde toplar. Sürecin bütünü için arabuluculuk rehberinin anlaşma belgesi bölümü ile birlikte okunabilir.
Son Tutanak ile Anlaşma Belgesi Arasındaki Fark
Arabuluculuk faaliyeti, 6325 sayılı HUAK m. 17/1'de sayılan beş hâlden biriyle sona erer: tarafların anlaşmaya varması, daha fazla çabanın gereksiz olduğunun taraflara danışıldıktan sonra arabulucu tarafından tespiti, bir tarafın faaliyetten çekildiğini bildirmesi, tarafların anlaşarak faaliyeti sona erdirmesi ve uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olmadığının anlaşılması. Sonuç ne olursa olsun arabulucu bir son tutanak düzenler; tutanakta tarafların anlaştığı, anlaşamadığı veya faaliyetin nasıl sonuçlandığı belgelenir (m. 17/2). Son tutanak sürecin kapanış belgesidir; anlaşmanın içeriğini taşımak zorunda değildir. Sonuç dışında tutanağa nelerin yazılacağına taraflar karar verir (m. 17/3).
Anlaşma belgesi ise tarafların üzerinde uzlaştığı hak ve borçları içeren maddi hukuk metnidir. Kapsamını taraflar belirler; düzenlenmişse taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır (m. 18/1). Kanun iki belgeyi ayrı maddelerde düzenler: son tutanak her süreçte zorunludur, anlaşma belgesi yalnız anlaşma hâlinde ve tarafların istemesiyle düzenlenir. Uygulamada iki belge çoğu zaman aynı oturumda imzalanır; ancak imza rejimleri farklıdır. Son tutanağı taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatları imzalamazsa arabulucu, sebebini belirterek tek başına imzalar (m. 17/2). Anlaşma belgesinde böyle bir yedek yol yoktur; tarafların imzasını taşımayan metin anlaşma belgesi sayılmaz.
| Ölçüt | Son tutanak | Anlaşma belgesi |
|---|---|---|
| Dayanak | HUAK m. 17/2-4 | HUAK m. 18 |
| Düzenlenme | Her süreçte, sonuç ne olursa olsun | Yalnız anlaşma hâlinde, taraflar isterse |
| İçerik | Sürecin nasıl sonuçlandığı; taraflar ek husus yazdırabilir | Anlaşılan hak ve borçlar, ödeme şartları, kapanış hükümleri |
| İmza | Arabulucu ile taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatları; imzalanmazsa sebebi yazılarak yalnız arabulucu | Taraflar ve arabulucu; ilam niteliği için m. 18/4 imza seti veya şerh |
| Saklama ve bildirim | Arabulucu beş yıl saklar, bir örneğini bir ay içinde Genel Müdürlüğe gönderir | Taraflara verilir; icra için şerh alınır veya m. 18/4 imza setiyle düzenlenir |
Belgenin hukuki niteliği
Anlaşma belgesi öncelikle bir sözleşmedir: Borçlar hukukunun geçerlilik şartlarına tabidir; hata, hile ve korkutma gibi irade bozuklukları ileri sürülebilir. Ancak Kanun ona sıradan bir sözleşmenin ötesinde iki sonuç bağlar. Birincisi m. 18/5'tir: anlaşmaya varılmışsa üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz; buna rağmen açılan dava usulden reddedilir. İkincisi, belgenin ilam niteliğinde belge hâline gelebilmesidir: ya mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alınarak (m. 18/2) ya da m. 18/4'teki imza setiyle. İlam niteliğindeki belge, 2004 sayılı İİK m. 38 uyarınca mahkeme ilamları gibi icra edilir; belge ilam değildir, ancak ilamlı icra yolunu açar.
Anlaşma Belgesinin Zorunlu ve Önerilen İçeriği
HUAK, anlaşma belgesinin içeriği için ayrıntılı bir liste vermez; m. 18/1 kapsamı taraflara bırakır. Adalet Bakanlığının temel arabuluculuk eğitimi müfredatı ise belgede yer alması gereken asgari unsurları sıralar: tarafların adı, soyadı, T.C. kimlik numarası veya ticaret unvanı ve sicil numarası; varsa vekillerinin adı, soyadı ve baro sicil numarası; anlaşma tarihi; anlaşma şartları; arabulucunun adı, soyadı, sicil numarası ve imzalar. Bu liste kimlik ve imza katmanıdır; belgeyi icra edilebilir kılan katman, anlaşma şartlarının nasıl yazıldığıdır.
Uygulamada belge iki tür hüküm taşır. Özel hükümler somut uyuşmazlığı çözer: kimin kime ne ödeyeceği, ödemenin şekli ve zamanı, taksit varsa takvimi, ödenmeme hâlinde ne olacağı, faiz, arabuluculuk ücreti ile varsa dava ve takip giderlerinin paylaşımı. Standart hükümler ise belgenin çerçevesini kurar: gizlilik, anlaşmanın taraflar arasındaki ilişkinin tamamını kapsayıp kapsamadığı, gelecekteki uyuşmazlıklar için öngörülen çözüm yolu, ihlal hâlinde sonuç ve yabancılık unsuru varsa uygulanacak hukuk. Kapanış maddesinde taraflar, anlaşma konusuyla ilgili başkaca hak ve alacaklarının bulunmadığını beyan eder; ticari uygulamada bu beyan “kanuna ve sözleşmeye dayanan hiçbir isim ve nam altında alacağı olmadığı” biçiminde yazılır.
- Tarafların tam kimliği: gerçek kişide ad, soyad, T.C. kimlik numarası ve adres; tüzel kişide ticaret unvanı, ticaret sicil numarası, MERSİS numarası ve imza yetkilisinin adı
- Vekillerin adı, soyadı ve baro sicil numarası; vekâletnamede arabuluculukta anlaşma yapma ve sulh yetkisinin bulunması
- Arabulucunun adı, soyadı ve arabulucu sicil numarası; dava şartı süreçlerinde büro dosya numarası ve arabuluculuk numarası
- Uyuşmazlığın konusu; sürecin başlangıç ve bitiş tarihi; belgenin düzenlendiği yer ve tarih
- Her talep kalemi için ayrı ayrı kalem adı, tutar (rakam ve yazıyla), ödeyen ve alan taraf
- Ödeme şekli: IBAN, hesap sahibi, vade tarihi; taksitli ödemede her taksitin tutarı ve günü
- Ödenmeme hâlinde sonuç: muacceliyet kaydı, temerrüt faizinin türü ve başlangıç tarihi
- Para dışı edimler: yapılacak iş, teslim, tahliye veya devir için tarih, yer ve şekil
- Arabuluculuk ücretinin paylaşımı ve varsa dava ya da icra takibi giderlerinin akıbeti
- Gizlilik, anlaşmanın bütünlüğü ve gelecekteki uyuşmazlıkların çözüm yolu
- Kapanış beyanı ve anlaşma dışında bırakılan hususların açıkça belirtilmesi
- Sayfa ve nüsha sayısı; her sayfanın paraflanması; tarih ve imzalar
Dava şartı süreçlerinde anlaşma hâlinde arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Ücret Tarifesinin ikinci kısmına göre ve aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit ödenir; ücret, birinci kısımdaki iki saatlik ücret tutarından az olamaz (m. 18/A-12). 2026 tarifesinde anlaşma hâlinde ücret, anlaşma bedeline bakılmaksızın 9.000 TL'den; ticari uyuşmazlıklar ile ortaklığın giderilmesinde 13.000 TL'den az olamaz. İkinci kısım oranı ilk 600.000 TL için %6'dır ve dilimler yükseldikçe %0,5'e kadar iner. Ücretin kim tarafından, hangi oranda ödeneceği belgeye yazılır; yazılmazsa tarifedeki eşit paylaşım kuralı uygulanır. Tutar hesabı için arabuluculuk ücreti hesaplama aracı kullanılabilir.
Cebri İcraya Elverişli Yazım Kuralları
Anlaşma belgesini kural olarak taraflar ve vekilleri düzenler; arabulucu yazıma yardım edebilir, taraflar isterse belgeyi arabulucu kaleme alır ve her hâlde metnin tarafların iradesini yansıttığını taraflara teyit ettirir. Yazıma geçmeden önce bir gerçeklik testi yapılır: çözüm tarafların temel menfaatlerini karşılıyor mu, uygulanmasını etkileyebilecek üçüncü kişiler var mı, edimler fiilen ve kararlaştırılan sürede yerine getirilebilir mi. Bu sorular yanıtlanmadan yazılan belge, imzadan sonra yeni bir uyuşmazlık üretir.
Belgeyi cebri icraya elverişli kılan ölçüt, mahkeme hükümleri için 6100 sayılı HMK m. 297/2'de yazılı olan açıklık kuralıdır. Anlaşma belgesi bir hüküm değildir; ancak ilam niteliğinde belge sayılacağı ve icra dairesince bir ilam gibi uygulanacağı için aynı ölçüte tabi tutulur. Belge, hukuki bir ilişkinin tespitiyle yetinmemeli; her taraf için kim, kime, neyi, ne zaman ve nasıl yapacak sorusunu yanıtlayan bir eda emri içermelidir.
Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bu ölçütten üç somut kural çıkar. Birincisi, belirsiz ifade yasağı: “taraflar karşılıklı fedakârlıkta bulunacaktır” gibi cümleler bağlayıcı bir hüküm oluşturmaz; “kabul edilebilir”, “makul bir şekilde”, “uygun bir süre içinde” gibi ifadeler icra dairesinin ölçemeyeceği kavramlardır ve ileride taraflardan biri tarafından kendi lehine yorumlanır. İkincisi, zamir ve kısaltmalardan kaçınma: tarafların adı her hükümde açıkça yazılır; “taraf”, “o”, “şirket” gibi göndermeler ve masum görünen kısaltmalar tereddüt üretir. Üçüncüsü, bütünlük: yalnız anlaşma başlıklarının yazılıp ayrıntının sonraya bırakılması, sürecin sonunda vakit kazandırıyor gibi görünse de neyin kabul edildiğine ilişkin yeni bir çekişme doğurur. Belge, tarafsız bir okuyucunun tam olarak ne konuda anlaşıldığını anlayacağı ayrıntıda olmalıdır.
| Kaçınılacak ifade | Sorun | Tercih edilen yazım |
|---|---|---|
| “Borçlu, alacağı makul bir süre içinde ödeyecektir.” | Vade belirsiz; icra dairesi muacceliyeti tespit edemez. | “X A.Ş., 150.000 TL'yi (yüz elli bin Türk lirası) en geç 15 Ekim 2026 tarihine kadar Y'nin TR… IBAN numaralı hesabına öder.” |
| “Taraflar karşılıklı fedakârlıkta bulunacaktır.” | Eda emri yok; bağlayıcı hüküm oluşturmaz. | Her tarafın edimi ayrı maddede; tutar, tarih ve şekil belirtilerek yazılır. |
| “Şirket, işçiye tazminatını ödeyecektir.” | Genel ad ve zamir; hangi kalem, ne kadar belli değil. | “Z Ltd. Şti., A.B.'ye kıdem tazminatı olarak 80.000 TL ve ihbar tazminatı olarak 20.000 TL öder.” |
| “Ödenmezse gereği yapılır.” | Sonuç belirsiz; temerrüt ve faiz düzenlenmemiş. | “Bir taksitin ödenmemesi hâlinde kalan borcun tamamı muaccel olur ve o tarihten itibaren yasal faiz işler.” |
| “Taraflar konuyu kapatmıştır.” | Kapsam belirsiz; hangi taleplerin sona erdiği anlaşılmıyor. | “A.B., iş sözleşmesinden doğan kıdem, ihbar, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacağı bakımından Z Ltd. Şti.'den başkaca talebi olmadığını beyan eder.” |
| “Kiracı taşınmazı uygun zamanda boşaltacaktır.” | Tahliye tarihi ve teslim şekli yok; şerh incelemesinde cebri icraya elverişsiz bulunur. | “Kiracı C.D., … adresindeki taşınmazı 31 Aralık 2026 günü saat 17.00'ye kadar boş ve anahtar teslimi olarak kiraya veren E.F.'ye teslim eder.” |
İş hukukunda iki özel kural
İşe iade talebiyle yapılan başvurularda taraflar işçinin işe başlatılması konusunda anlaşırsa 4857 sayılı İş Kanunu m. 21/7 üç kalemin belirlenmesini zorunlu kılar: işe başlatma tarihi, boşta geçen süre için ödenecek ücret ve diğer hakların parasal miktarı, işçinin işe başlatılmaması hâlinde ödenecek tazminatın parasal miktarı. Üçünden biri eksikse anlaşma sağlanamamış sayılır ve son tutanak buna göre düzenlenir. İşçilik alacaklarında ise anlaşma belgesi bir ibraname değildir: 6098 sayılı TBK m. 420'deki ibra şartları (yazılılık, fesihten itibaren en az bir ay geçmiş olması, alacak türü ve tutarının açıkça belirtilmesi, banka aracılığıyla ödeme) arabuluculuk anlaşmasına uygulanmaz. Anlaşma, uyuşmazlığı maddi hukuk bakımından tamamen sona erdiren bir sözleşmedir ve m. 18/5 uyarınca anlaşılan kalemler için dava açılamaz. Ayrıntı için işe iade ve işçilik alacakları yazılarına bakılabilir.
İmza Düzeni ve İlam Niteliği
Anlaşma belgesinin şerh aranmaksızın ilam niteliğinde sayılması, 2017 yılında 7036 sayılı Kanunla eklenen ve 2023 yılında 7445 sayılı Kanunla değiştirilen m. 18/4 hükmüne dayanır. Kural iki katmanlıdır. Genel kural: taraflar, tarafların avukatları ve arabulucu belgeyi birlikte imzalamışsa belge, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. Ticari uyuşmazlıklara özgü kural: avukatlar ile arabulucunun birlikte imzası yeterlidir; tarafların bizzat imzası aranmaz. 2023 değişikliği ayrıca bir sınır getirmiştir: kanunlarda şerh alınmasının zorunlu kılındığı hâllerde imza seti tam olsa bile şerh gerekir.
Hükmün pratik sonuçları şunlardır. Birincisi, taraflardan yalnız birinin avukatı yoksa genel kuraldaki imza seti tamamlanamaz; belge yine geçerli ve bağlayıcıdır, fakat ilamlı icra için m. 18/2 uyarınca şerh alınması gerekir. İkincisi, avukat imzası vekâletname ile desteklenmelidir; vekâletnamede arabuluculukta anlaşma yapma ve sulh yetkisinin bulunduğu belgenin ekine konulur, aksi hâlde şerh incelemesinde veya icra aşamasında yetki tartışması çıkar. Üçüncüsü, tüzel kişi taraf için imza yetkilisinin imza sirküleri ya da yetki belgesi belgeye eklenir. Dördüncüsü, ticari uyuşmazlıklarda tarafların hazır bulunmadığı, avukatların ve arabulucunun imzaladığı belge doğrudan ilam niteliğindedir; bu düzenleme, şirket temsilcilerinin toplantıya katılamadığı ticari uyuşmazlıklar için öngörülmüştür.
İmza tarihi ve yeri belgeye yazılır; birden fazla sayfa varsa her sayfa paraflanır. Belge, uygulamada taraf sayısından bir fazla nüsha düzenlenip birer nüshası taraflara verilir ve son nüshayı arabulucu saklar. Arabulucu, son tutanağı ve süreçte kendisine tevdi edilen belgeleri beş yıl saklamak, son tutanağın bir örneğini faaliyetin sona ermesinden itibaren bir ay içinde Hukuk İşleri Genel Müdürlüğüne göndermekle yükümlüdür (m. 17/4). Anlaşma belgesinin bu bildirim yükümlülüğü kapsamında olmaması, gizliliğin bir parçasıdır.
İcra Edilebilirlik Şerhi Usulü
İcra edilebilirlik şerhi, m. 18/4 imza setini taşımayan anlaşma belgesine ilam niteliği vermenin yoludur. Talep üzerine mahkeme, anlaşmanın içeriğini arabuluculuğa ve cebri icraya elverişlilik yönünden inceler ve uygun bulursa belgeye şerh verir. Şerh verilmesi çekişmesiz yargı işidir (m. 18/3): karşı tarafın muvafakati aranmaz ve başvuruyu taraflardan her biri yapabilir.
- 1
Görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi
Dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuşsa arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesi; dava sırasında başvurulmuşsa davanın görüldüğü mahkeme (m. 18/2). Kira, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıklarında taşınmazla ilgili belgeler için taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesi (m. 18/B-3); taşınmazın devri ve sınırlı ayni hak anlaşmalarında taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesi (m. 17/B-4); Singapur Sözleşmesi kapsamındaki milletlerarası sulh anlaşmalarında asliye ticaret mahkemesi (m. 17/A).
- 2
Başvuru dilekçesi ve ekler
Dilekçeye anlaşma belgesinin aslı, son tutanak, varsa vekâletname ve tüzel kişi için yetki belgesi eklenir. Hangi hükümler için şerh istendiği açıkça yazılır; belgenin yalnız belirli hükümleri için de şerh istenebilir. Başvuruda maktu harç alınır (m. 18/3).
- 3
Dosya üzerinden inceleme
Mahkeme incelemeyi kural olarak dosya üzerinden, duruşma açmadan yapar. Arabuluculuğa elverişli aile hukuku uyuşmazlıklarında inceleme duruşmalı yapılır. Taşınmazla ilgili m. 17/B ve m. 18/B belgelerinde mahkeme kurum ve kuruluşlardan bilgi ve belge isteyebilir, gerektiğinde duruşma açabilir; Singapur Sözleşmesi belgelerinde gerekçesini göstererek duruşma açabilir.
- 4
İncelemenin kapsamı
Mahkeme anlaşmanın esasına girmez; taraflar arasındaki hesabı yeniden yapmaz, ödeme miktarının hakkaniyete uygunluğunu tartışmaz. İnceleme iki soruyla sınırlıdır: uyuşmazlık arabuluculuğa elverişli mi ve anlaşmanın içeriği cebri icraya elverişli mi (m. 18/3). Taşınmazla ilgili belgelerde buna kanunlardaki sınırlamalara ve usule uyum denetimi eklenir.
- 5
Karar ve kanun yolu
Talep kabul edilirse belgeye şerh verilir; şerhi içeren anlaşma ilam niteliğinde belge sayılır (m. 18/2). Karara karşı hukuki yararı bulunan ilgili, çekişmesiz yargı kurallarına göre kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurabilir (6100 sayılı HMK m. 387); istinafta da maktu harç alınır (m. 18/3).

Harç, damga vergisi ve süre
Şerh başvurusunda ve buna karşı istinafta nispi değil maktu harç alınır; anlaşma bedeli ne olursa olsun harç değişmez (m. 18/3). Kanun ayrıca şu düzenlemeyi içerir: taraflar anlaşma belgesini şerh verdirmeden başka bir resmî işlemde kullanmak isterse damga vergisi de maktu olarak alınır. Harç ve vergi tutarları her yıl yeniden belirlendiğinden başvurudan önce yürürlükteki tarife kontrol edilir. Kanun şerh incelemesi için bir süre öngörmez; inceleme dosya üzerinden yapıldığından çekişmeli yargılamaya göre kısa sürer, ancak mahkemenin yoğunluğuna göre değişir.
Zorunlu Şerh Hâlleri
7445 sayılı Kanunla 2023 yılında getirilen üç düzenleme, m. 18/4'ün imza setini yeterli olmaktan çıkarır; bu hâllerde taraflar, avukatları ve arabulucu belgeyi birlikte imzalasa bile belgenin icra edilebilmesi için şerh alınması zorunludur. Ortak gerekçe, taşınmaz üzerindeki tasarrufların ve sınır ötesi anlaşmaların kanuni sınırlamalara uygunluğunun bir yargı organınca denetlenmesidir.
| Uyuşmazlık | Dayanak | Şerh mercii | İncelemenin özelliği |
|---|---|---|---|
| Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar (ilamsız icra yoluyla tahliye hükümleri hariç) | m. 18/B-1(a), 18/B-3 | Taşınmazla ilgili belgede taşınmazın bulunduğu yer, diğer belgelerde arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesi | Kanuni sınırlamalara uyum da denetlenir; bilgi ve belge istenebilir, duruşma açılabilir |
| Taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ve ortaklığın giderilmesi | m. 18/B-1(b), 18/B-3 | Kira ile aynı | Kira ile aynı; devir içeren anlaşmada şerh sonrası tapuda resmî senet düzenlenmeksizin tescil (m. 18/B-5) |
| 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan kaynaklanan uyuşmazlıklar | m. 18/B-1(c), 18/B-3 | Kira ile aynı | Kira ile aynı |
| Komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıklar | m. 18/B-1(ç), 18/B-3 | Kira ile aynı | Kira ile aynı |
| Taşınmazın devri veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulması | m. 17/B-4 | Taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesi | Tapu mevzuatındaki sınırlamalara uyum denetlenir; şerh sonrası resmî senet düzenlenmeksizin tescil (m. 17/B-6) |
| Singapur Sözleşmesi kapsamındaki milletlerarası sulh anlaşmaları | m. 17/A | Asliye ticaret mahkemesi: kararlaştırılan yer; yoksa sırasıyla karşı tarafın Türkiye'deki yerleşim yeri, sakin olduğu yer; o da yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir | Sözleşme hükümleri ve m. 18'e göre dosya üzerinden; gerekçesi gösterilerek duruşma açılabilir |
Kira uyuşmazlıklarında m. 18/B ile gelen dava şartı ve zorunlu şerh, tahliye ve kira tespiti anlaşmalarının icrasını doğrudan etkiler: tahliye taahhüdü içeren anlaşma belgesi şerh alınmadan ilamlı icraya konulamaz. Ayrıntı için kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk yazısına bakılabilir.
Taşınmazın devrine ilişkin uyuşmazlıklarda m. 17/B süreç boyunca da koruma sağlar: tarafların yazılı kararı ve arabulucunun bu kararı tutanak altına alması üzerine, arabulucunun talebiyle tapu siciline süreçle sınırlı ve üç ayı geçmeyen bir tasarruf yetkisi kısıtlaması şerhi konulur (m. 17/B-2). Anlaşma belgesi, taşınmazın devriyle ilgili kanuni sınırlamalar ve usul gözetilerek düzenlenir; icra edilebilirlik şerhi verildikten sonra taraflardan biri tapu müdürlüğünden tescil talep edebilir ve tapu müdürlüğü gerekli incelemeyi yaptıktan sonra resmî senet düzenlenmeksizin tescili yapar (m. 17/B-6; 2024 yılında 7531 sayılı Kanunla eklenen fıkra).
Milletlerarası sulh anlaşmalarında şerh mercii sulh hukuk değil asliye ticaret mahkemesidir ve inceleme Singapur Sözleşmesi hükümleri ile m. 18'e göre yapılır. Bu yolun başvuru belgeleri ve ret sebepleri Singapur Sözleşmesi yazısında ele alınmıştır.
İcra Aşaması ve Anlaşmaya Uyulmaması
İlam niteliğindeki anlaşma belgesi, 2004 sayılı İİK m. 38 uyarınca mahkeme ilamları gibi icra edilir. Alacaklı, belgeyi icra dairesine sunarak ilamlı icra takibi başlatır; borçluya ödeme emri değil icra emri gönderilir. Para borcunda icra emri, borcun yedi gün içinde ödenmesini, ödenmezse cebri icraya devam edileceğini bildirir (İİK m. 32). Borçlu, ilamsız takipteki gibi borca itiraz ederek takibi durduramaz; icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasını ancak borcun ödendiği, ertelendiği veya zamanaşımına uğradığı iddiasıyla ve belgeyle isteyebilir (İİK m. 33). Para dışı edimlerde ilamın konusuna göre teslim, tahliye veya bir işin yapılması hükümleri uygulanır.
Belge ilam niteliği taşımıyorsa, yani şerh alınmamış ve m. 18/4 imza seti tamamlanmamışsa, anlaşmaya uyulmaması hâlinde alacaklı genel hükümlere döner: belgeye dayanarak ilamsız icra takibi başlatabilir ya da anlaşmadan doğan edimin ifası için dava açabilir. m. 18/5'teki dava yasağı, arabuluculukta çözülen asıl uyuşmazlığın yeniden dava konusu yapılmasını önler; anlaşmanın kendisinden doğan alacağın istenmesine engel değildir. Bu ayrım, şerhsiz ve eksik imzalı bırakılan belgenin alacaklıya ne kadar zaman ve masrafa mal olduğunu gösterir.
Taksitli anlaşmalarda kısmi ifa en sık karşılaşılan sorundur. Belgede muacceliyet kaydı varsa tek bir taksitin ödenmemesiyle kalan borcun tamamı muaccel olur ve tamamı için takip yapılır; kayıt yoksa yalnız vadesi gelen taksitler istenebilir. Ödenen kısım takip talebinde düşülür; faiz, belgede yazılı türde ve yazılı tarihten itibaren hesaplanır. Belgede faiz hükmü yoksa yalnız temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz istenebilir.
Uygulamada Sık Görülen Hatalar
Şerh taleplerinin reddine ve icra aşamasında tıkanmaya yol açan hatalar, hukuki bilgi eksikliğinden çok yazım disiplininin gevşemesinden kaynaklanır. Aşağıdaki liste, belge imzalanmadan önce son bir kez kontrol edilmesi gereken noktaları toplar.
- Eksik kalem: İşçilik alacaklarında kalemlerin tek tutarda toplanması, hangi alacağın ne kadarla karşılandığını belirsiz bırakır; vergi ve SGK kesintileri hesaplanamaz, kapanış beyanının kapsamı tartışmalı olur. Her kalem ayrı yazılır.
- Belirsiz vade: “en kısa sürede”, “imkân dâhilinde” gibi ifadeler muacceliyeti tespit edilemez kılar. Takvim günü ve gerekiyorsa saat yazılır.
- Yetkisiz imza: Vekâletnamesinde arabuluculukta anlaşma yetkisi bulunmayan avukatın ya da imza yetkisi bulunmayan şirket çalışanının imzası, ilam niteliğini ve belgenin bağlayıcılığını tartışmaya açar.
- Bir tarafın avukatsız olması: Genel kuralda m. 18/4 imza seti tamamlanamaz; belge şerh alınmadan icraya konulamaz. Bu durum belgeye not düşülür ve şerh başvurusu planlanır.
- Zorunlu şerh hâlinin gözden kaçması: Kira, kat mülkiyeti, ortaklığın giderilmesi, komşu hakkı ve taşınmaz devri anlaşmalarında imza seti tam olsa bile şerh zorunludur.
- Ticari uyuşmazlıkta imza düzeninin karıştırılması: Ticari uyuşmazlıkta avukatlar ve arabulucunun imzası yeterlidir; ancak avukat imzası vekâletname ile desteklenmezse bu kolaylık işlemez.
- İşe iade anlaşmasında üç kalemden birinin eksikliği: Anlaşma sağlanamamış sayılır; son tutanaktan itibaren iki haftalık dava süresi işlemeye başlar.
- Faiz ve temerrüt hükmünün yokluğu: Ödenmeme hâlinde ne olacağı yazılmamışsa alacaklı yalnız yasal faize dayanır; muacceliyet ise taksit taksit beklenir.
- Belgenin şerhsiz resmî işlemde kullanılması: Damga vergisinin maktu alınacağı bilinmeden ödeme veya tescil işlemi planlanmamalıdır (m. 18/3).
- Nüsha ve sayfa sayısının yazılmaması, sayfaların paraflanmaması: Belgeyi, sonradan sayfa değiştirildiği iddiasına açık bırakır.
ATAM İstanbul'da Anlaşma Belgesi ve Med-Arb
ATAM İstanbul'da yürütülen ihtiyari arabuluculuk süreçlerinde belge düzeni, ATAM İstanbul Arabuluculuk Kuralları m. 12 ile tanımlanır: süreç hangi sebeple sona ererse ersin arabulucu son tutanak düzenler, anlaşma hâlinde ayrıca anlaşma belgesi hazırlanır; iki belge de tarafların kimlik bilgilerini, sürecin başlangıç ve bitiş tarihlerini, sona erme sebebini ve anlaşma içeriğini taşır (m. 12/2). Bir tarafın tutanağı imzalamaktan kaçınması hâlinde arabulucu, sebebini yazarak kendi imzasıyla onaylar (m. 12/3). Anlaşma belgesinin HUAK m. 18/4'teki imza setiyle düzenlenmesi hedeflenir; imza seti tamamlanamıyorsa taraflar, şerh yolu ve görevli mahkeme hakkında bilgilendirilir (m. 12/5).
Med-Arb sürecinde arabuluculuk safhasında imzalanan anlaşma, taraflardan birinin yazılı talebi üzerine ATAM İstanbul Med-Arb Kuralları m. 5/3 ve Tahkim Kuralları m. 38 çerçevesinde, kamu düzenine ve Türk hukukuna aykırılık denetiminden sonra hakem kararı olarak tescil edilebilir; bu hâlde belgenin icrası hakem kararlarının icrasına ilişkin hükümlere tabidir. Bu seçenek yalnız tarafların tahkim anlaşmasının bulunduğu dosyalarda kullanılır.

